İçeriğe geç
Dünya Futbolu

Maç Sonucunu Tahmin Eden Hayvanlar: Ahtapot Paul ve Diğer "Kâhinler"

Ahtapot Paul maçları nasıl "bildi"? Paul, Mani, Achilles ve öteki kâhin hayvanların seçimleri, olasılık hesabı, seçim yanlılığı ve hayvan refahı.

Yazan
İçerik Editörü
Yayın
Okuma
19 dk
Maç Sonucunu Tahmin Eden Hayvanlar: Ahtapot Paul ve Diğer "Kâhinler"
Bu Yazıda Neleri Anlattık?
Kısa cevap 15 saniyede okunur

Ahtapot Paul ve maç sonucunu tahmin eden hayvanlar gerçekten bir şey biliyor muydu?

Hayır. Ahtapot Paul, 2010 Dünya Kupası'nda sekiz maçın sekizinde kazananı doğru gösterdi ve dünyanın en çok konuşulan "kâhin" hayvanlarından biri oldu. Ancak matematikçiler bu başarıyı şansla açıklıyor. Üstelik aynı turnuvalarda yanılan pek çok hayvan vardı, haberler ise çoğunlukla tutan seçimleri öne çıkardı. Bu "tahminler" eğlencedir; para ya da karar için dayanak olamaz.

FutbolOkulu.Net İçerik Editörü · tarihinde güncellendi Cevabı paylaş

Bu yazıda ilk olarak Paul'ün seçimlerini maç maç inceliyoruz. Ardından Singapur'dan Rusya'ya, Japonya'dan Kanada'ya uzanan öteki "kâhinlere" bakıyoruz. Daha sonra basit bir olasılık hesabıyla, seçim yanlılığıyla ve medyanın etkisiyle bu başarıların neden şaşırtıcı olmadığını anlatıyoruz. Son olarak konunun en çok gözden kaçan yanına, hayvan refahına geçiyoruz.

Baştan bir noktayı da netleştirelim. Bir hayvanın kutu, kart ya da mama kabı seçmesi, maçın sonucu hakkında hiçbir bilgi taşımaz. Bu yüzden yazıyı futbol kültürünün eğlenceli bir köşesi ve eleştirel düşünme üzerine bir sohbet olarak okuyun.

Reklamlar

Ahtapot Paul kimdi ve nerede yaşıyordu?

Paul, bilimsel adı Octopus vulgaris olan yaygın ahtapot türünün bir üyesiydi. BBC'nin aktardığına göre 2008'de İngiltere'nin Weymouth kentindeki bir akvaryumda yumurtadan çıktı. Daha sonra Almanya'nın Oberhausen kentindeki bir halk akvaryumunda yaşamaya başladı. Ünü de burada, Alman milli takımının maçlarından önce yaptığı seçimlerle doğdu.

Ahtapot Paul'ün hayatı kısa sürdü. Bakıcıları onu 25 Ekim 2010 akşamı sağlıklı gördü, ama ertesi sabah akvaryumunda ölü buldu. Paul o sırada yaklaşık iki buçuk yaşındaydı. Aynı habere göre ahtapotlar nadiren iki yıldan uzun yaşar; dolayısıyla ölümü beklenmedik bir olay değildi.

Bu kısa ömür, ilerideki hesaplar için de önemli. Çünkü Paul bütün "kariyeri" boyunca yalnız iki turnuvada, toplam 14 maç için seçim yaptı. Bu nedenle Paul'ün özel bir yeteneği olup olmadığını anlamak için elimizde çok küçük bir örneklem var.

Paul'ün kutu yöntemi nasıl işliyordu?

Bakıcılar her maçtan önce aynı düzeneği kurdu. Dönemin haberlerinden derlediğimiz adımlar şöyleydi:

  1. İlk olarak akvaryuma iki şeffaf kutu koydular.
  2. Ardından her kutuya, maçı oynayacak takımlardan birinin bayrağını yerleştirdiler.
  3. İki kutunun içine de yiyecek olarak birer midye bıraktılar.
  4. Son olarak Ahtapot Paul'ün ilk açtığı kutudaki bayrağı, o maçın "kazananı" kabul ettiler.

Akvaryumun sözcüsü, kutularda bir hile olmadığını ve iki kutudaki yiyeceğin aynı olduğunu söyledi. Buna karşılık bu düzenek bir bilim deneyi değil, bir gösteriydi. Çünkü gerçek bir deneyde kutuların yerini rastgele belirlemek, seçimi yorumlayanların beklentisini dışarıda tutmak ve testi defalarca tekrarlamak gerekir.

Paul'ün ise her maç için tek bir seçimi vardı. Yani her "tahmin", tekrarı olmayan tek bir denemeydi. Bu ayrıntı, ilerleyen bölümlerde olasılık hesabını yaparken işimize yarayacak.

Ahtapot Paul Avrupa Şampiyonası'nda hangi maçları bildi?

Paul'ün ilk büyük sınavı 2008 Avrupa Şampiyonası oldu. Dönemin arşiv haberlerine göre Almanya'nın altı maçının hepsinde Almanya'nın kutusunu açtı. UEFA'nın maç kayıtlarına göre Almanya grupta Polonya'yı 2-0 ve Avusturya'yı 1-0 yendi, Hırvatistan'a ise 2-1 kaybetti. Ardından çeyrek finalde Portekiz'i 3-2 geçti, finalde ise İspanya karşısında 1-0 kaybetti.

Özellikle Türk futbolseverler için bu listenin en tanıdık satırı yarı final. Almanya ile Türkiye 25 Haziran 2008'de Basel'de karşılaştı ve maçı Almanya 3-2 kazandı. Paul o maçta da Almanya'yı seçmişti. Yani turnuvadaki dört doğru seçiminden biri, Türkiye'nin yarı final maçına denk geliyor.

Toplamda altı maçta dört doğru seçim çıktı. Ancak bu sonuç, futboldan hiç anlamadan her maçta Almanya'yı seçen birinin elde edeceği sonuçla birebir aynı. Üstelik akvaryum çalışanları bu performansı farklı yayın kuruluşlarına farklı rakamlarla anlattı: birine yüzde 70'e yakın, ötekine yüzde 80 dediler. Oysa maç maç saydığınızda sonuç net: altıda dört, yani yaklaşık yüzde 67. Turnuvanın kendi geçmişini merak ediyorsanız Avrupa Futbol Şampiyonası'nın nasıl doğduğunu anlatan yazımıza göz atabilirsiniz.

Reklamlar

Ahtapot Paul Dünya Kupası'nda sekiz maçın hepsini nasıl bildi?

Paul'ü dünya çapında ünlü yapan turnuva 2010 Dünya Kupası oldu. FIFA kayıtlarıyla karşılaştırdığımızda Paul, Almanya'nın yedi maçının yedisinde de kazananı doğru gösterdi. Bu yedi maçın ikisi Almanya için hayal kırıklığıyla bitti: Takım grupta sürpriz bir şekilde Sırbistan'a, yarı finalde de İspanya'ya 1-0 kaybetti. Üstelik Paul iki maçta da Almanya'nın rakibini seçmişti.

Öteki beş maçta Paul hep Almanya'yı seçti ve Almanya beşini de kazandı: grupta Avustralya'yı 4-0 ve Gana'yı 1-0, son 16 turunda İngiltere'yi 4-1, çeyrek finalde Arjantin'i 4-0, üçüncülük maçında da Uruguay'ı 3-2 yendi. Ardından bakıcılar Paul'e, Almanya'nın oynamadığı finali de "sordu". Paul, Hollanda ile İspanya arasındaki finalde İspanya'nın kutusunu açtı.

İspanya 11 Temmuz 2010'daki finali uzatmada 1-0 kazandı ve ilk Dünya Kupası şampiyonluğunu elde etti. Böylece Paul turnuvayı sekizde sekizle bitirdi. İki turnuvayı birlikte saydığımızda 14 seçimin 12'si doğru çıkıyor; bu da yaklaşık yüzde 86 demek. Turnuvanın kuruluşundan itibaren nasıl geliştiğini Dünya Kupası'nın tarihini anlatan yazımızda okuyabilirsiniz.

Ahtapot Paul'ün bütün seçimleri tek tabloda

Aşağıdaki tabloda Paul'ün iki turnuvadaki 14 seçimini bir arada görebilirsiniz. Seçimleri dönemin basın arşivinden, skorları UEFA ve FIFA'nın resmî maç kayıtlarından aldık.

TurnuvaMaç ve aşamaPaul'ün seçimiSkorSeçim tuttu mu?
EURO 2008Almanya - Polonya (grup)Almanya2-0Evet
EURO 2008Hırvatistan - Almanya (grup)Almanya2-1Hayır
EURO 2008Avusturya - Almanya (grup)Almanya0-1Evet
EURO 2008Portekiz - Almanya (çeyrek final)Almanya2-3Evet
EURO 2008Almanya - Türkiye (yarı final)Almanya3-2Evet
EURO 2008Almanya - İspanya (final)Almanya0-1Hayır
2010 Dünya KupasıAlmanya - Avustralya (grup)Almanya4-0Evet
2010 Dünya KupasıAlmanya - Sırbistan (grup)Sırbistan0-1Evet
2010 Dünya KupasıGana - Almanya (grup)Almanya0-1Evet
2010 Dünya KupasıAlmanya - İngiltere (son 16)Almanya4-1Evet
2010 Dünya KupasıArjantin - Almanya (çeyrek final)Almanya0-4Evet
2010 Dünya KupasıAlmanya - İspanya (yarı final)İspanya0-1Evet
2010 Dünya KupasıUruguay - Almanya (üçüncülük)Almanya2-3Evet
2010 Dünya KupasıHollanda - İspanya (final)İspanya0-1 (uzatmada)Evet

Tabloda bir ayrıntı hemen göze çarpıyor: Paul, Almanya'nın oynadığı 13 maçın 11'inde Almanya'nın kutusunu açtı. Bu ayrıntıya, güçlü takımı seçmenin etkisini anlattığımız bölümde geri döneceğiz.

Papağan Mani finalde hangi takımı seçti?

Ancak 2010 Dünya Kupası'nın tek kâhini Paul değildi. Singapur'un Küçük Hindistan semtinde bir falcının yanında yaşayan 13 yaşındaki papağan Mani de kısa sürede yerel bir ünlüye dönüştü. Mani küçük tahta kafesinden çıkıyor, iki beyaz karttan birini gagasıyla çekip çeviriyordu. Kartın altındaki bayrak da onun "seçimi" oluyordu.

Sahibinin anlattığına göre Mani, çeyrek finaldeki dört maçın dördünü ve İspanya'nın yarı finalde Almanya'yı yendiği maçı doğru bildi. Bu yüzden bazı yayınlar onu Paul'ün rakibi olarak sundu. Fakat finalde iki hayvan ayrı yollara saptı: Paul İspanya'yı, Mani ise Hollanda'yı seçti. Kupayı İspanya kazandı, böylece Mani'nin en çok konuşulan seçimi tutmadı.

Bu küçük rekabet önemli bir ders içeriyor. Final gibi berabere bitemeyen bir maçta iki hayvan zıt seçim yaptığında, birinin "haklı" çıkması kaçınılmazdır. Dolayısıyla kazananın hikâyesi büyür, öbürünü ise kısa sürede kimse hatırlamaz.

Reklamlar

Hermitage kedisi Achilles seçimini nasıl yapıyordu?

Rusya'nın ev sahipliğindeki 2018 Dünya Kupası'nın en ünlü "kâhini" Achilles adlı sağır, beyaz bir kediydi. Achilles, Sankt Peterburg'daki Hermitage Müzesi'nin bodrumunda yaşayan ve fare avlayan kedilerden biriydi. Önüne iki mama kabı koyuyor, her kabın üzerine de bir takımın bayrağını yerleştiriyorlardı. Kedinin yemeye başladığı kap, o maçın "kazananı" oluyordu.

Haberlere göre Achilles bir yıl önceki Konfederasyonlar Kupası'nda dört maçın üçünde doğru seçim yapmıştı. Ancak Dünya Kupası'ndaki sicili karışıktı. Rusya'nın Suudi Arabistan ve Mısır karşısındaki galibiyetlerini, İran'ın Fas'ı ve Brezilya'nın Kosta Rika'yı yendiği maçları doğru gösterdi. Buna karşılık Nijerya'nın Arjantin'i, İsviçre'nin de İsveç'i yeneceğini seçti; iki maçı da rakipleri kazandı.

Oregon State Üniversitesi'nden kedi davranışı araştırmacısı Kristyn Vitale, bu seçimlerin daha sıradan açıklamaları olabileceğini anlattı. Vitale'ye göre kediler de insanlar gibi bir tarafı daha çok tercih edebilir. Yani Achilles takımı değil, kabın durduğu yanı seçiyor olabilir. Kediler miktar farkını da ayırt edebildiği için, kaplardan birine farkında olmadan biraz fazla mama koymak bile sonucu değiştirebilir.

Ahtapot Rabio ile papağan Olivia aynı maçta neden farklı seçti?

2018 Dünya Kupası sırasında Japonya'nın Hokkaido adasındaki Obira kasabasında bir balıkçı, yakaladığı bir ahtapota kasabanın adından esinlenen Rabio adını verdi. Rabio'nun düzeneği Paul'ünkünden bir adım ilerideydi. Plastik bir havuzda Japonya, rakip takım ve beraberlik için üç ayrı kutu vardı; ahtapot hangi kutuya yönelirse o seçeneği "tahmin" kabul ediyorlardı.

Rabio, Japonya'nın Kolombiya'yı yeneceğini, Senegal ile berabere kalacağını ve Polonya'ya kaybedeceğini gösterdi. Üç seçimin üçü de tuttu: Japonya Kolombiya'yı 2-1 yendi, Senegal ile 2-2 berabere kaldı ve Polonya'ya 1-0 kaybetti. Peki bu ne kadar şaşırtıcı? Üç seçenekli bir düzenekte rastgele seçen bir hayvanın üç maçı da bilme olasılığı 1/27, yani yaklaşık yüzde 3,7'dir. Düşük ama imkânsız değil.

Aynı günlerde Japonya'nın Tochigi bölgesindeki bir hayvan parkında yaşayan gri papağan Olivia da Kolombiya maçı için seçim yaptı. Olivia önce beraberlik bayrağını gagasına aldı, ardından onu bırakıp Kolombiya bayrağını seçti. Maçı Japonya kazandı. Böylece aynı maç için bir hayvan "bildi", öteki bilemedi. İkisinin farkı yetenek değil, şanstı.

Toronto'daki Japon balığının yüzde 80'i neyi saklıyordu?

Kâhin hayvan modası 2026 Dünya Kupası'nda da sürdü. Kanada'nın Toronto kentinde bir binanın vitrinindeki akvaryumda yaşayan bir Japon balığı, turnuvanın 104 maçının hepsi için seçim yapmak üzere sahneye çıktı. Akvaryumun üstünde iki takımın bayrağı duruyordu. Balık kısa bir süre sonra hangi tarafa yüzerse, o takımı "kazanan" kabul ediyorlardı.

Turnuvanın ilk günlerinde balığın bakıcılarından biri, 24 maçtan sonra isabetin yüzde 80 civarında olduğunu söyledi. Ancak aynı haber rakamın arkasını da gösteriyordu: Balık bu maçların yaklaşık yarısında kazananı doğru seçmiş, üçünde yanlış takımı göstermişti. Kalan maçlar ise berabere bitmişti. Yani yüzde 80, beraberlikler hesaptan çıkınca ortaya çıkan bir rakamdı; 24 maçın tamamına bakınca doğru seçimlerin payı yarıya iniyordu.

Bundan iki gün önce başka bir yerel yayın, aynı balık için yüzde 70 civarında bir başarıdan söz etmişti. Balığın arkasındaki ekipten biri de ileride ona beraberlikleri "öğretmeyi" düşünebileceklerini söyledi. Bu, sorunun kaynağını açıkça gösteriyor: Düzenek, beraberlikle biten maçları baştan gösteremiyordu.

Reklamlar

Rastgele seçen bir hayvan kaç maçı doğru bilir?

Bu sorunun cevabı için ileri matematik gerekmez. İki kutudan birini rastgele seçen bir hayvanın tek bir maçta doğru kutuyu bulma olasılığı yarı yarıyadır. Ardışık seçimlerde ise olasılıkları çarparız: iki maçın ikisini de bilmek 1/4, üçünü birden bilmek 1/8 olasılıktır.

BBC'nin 2010'daki haberi de matematikçilere dayanarak tam bu hesabı yaptı. Örneğin altı maçın altısını bilmek 1/64, yedisini bilmek 1/128 olasılıktı. Sekiz maçın sekizi için sonuç 1/256'dır, yani yüzde 0,4'e yakın. Bath Üniversitesi'nden uygulamalı matematik profesörü Chris Budd, Ahtapot Paul'ün serisini art arda altı kez aynı yüzü gelen bir bozuk paraya benzetti. Cambridge Üniversitesi'nde riskin halka anlatılması üzerine çalışan David Spiegelhalter ise bu serinin tamamen şansla açıklanabileceğini söyledi.

İki turnuvayı birlikte hesaplayalım. Rastgele seçen bir hayvanın 14 maçta en az 12 doğru yapma olasılığı yaklaşık 155'te 1'dir. Buna karşılık 2008'deki altıda dört hiç de nadir bir sonuç değildir: Rastgele seçen bir hayvan, altı maçta en az dört doğruyu kabaca üç denemeden birinde yakalar.

Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var. Hayvan gerçekten rastgele seçiyorsa ve maç berabere bitmiyorsa, takımların gücü bu olasılığı değiştirmez. Maçı hangi takım kazanırsa kazansın, rastgele açılan kutunun doğru çıkma olasılığı yine yarı yarıyadır. Bununla birlikte asıl yanılgı başka bir yerde: tek bir hayvana bakıp onun yalnız olmadığını unutmak.

Sekizde sekiz neden bir mucize değildir?

Ahtapot Paul'ü özel gösteren şey, tek başına bakıldığında düşük görünen bir olasılık. Oysa Paul yalnız değildi. 2010'da Almanya'da bir hayvanat bahçesi ile başka bir akvaryum da kendi "kâhinlerini" sahneye çıkardı. 2018'de bir Rus haber ajansına göre yalnız Rusya'da en az 11 hayvan Dünya Kupası maçları için "kâhin" olarak görev aldı.

Çok sayıda hayvan aynı anda seçim yapınca, birinin uzun bir seri yakalaması şaşırtıcı olmaktan çıkar. Basit bir düşünce deneyi yapalım. Her biri sekiz maç için rastgele seçim yapan 100 hayvan olsun. En az birinin sekizini de bilme olasılığı yaklaşık yüzde 32'dir. Hatta hayvan sayısı 178'e çıkınca bu olasılık yüzde 50'yi geçer. 256 hayvanda ise ortalama bir hayvanın sekizde sekiz yapmasını bekleriz.

Spiegelhalter bu durumu golfte tek vuruşta topu deliğe sokan oyuncuların görüntülerine benzetti. Ekranda başarılı vuruşu görürüz; aynı vuruşun tutmadığı sayısız denemeyi ise görmeyiz. Paul'ün seçimlerini maçlardan önce duyuruyorlardı, bu doğru. Ancak dünyanın hangi hayvanı konuşacağı, seri başladıktan sonra belli oldu. Yani ünlü olacak hayvanı, sonuçlara bakarak biz seçtik.

Seçim yanlılığı kâhin hayvan haberlerini nasıl şekillendirir?

Seçim yanlılığı, yalnız öne çıkan örneklere bakıp bütün tabloyu gözden kaçırmaktır. Kâhin hayvanlarda bu yanlılık neredeyse kendiliğinden işler. Çünkü yanılan hayvanın haberi bir iki gün içinde biter, tutturan hayvanın haberi ise her maçla büyür.

2010'daki Almanya örneği bunu açıkça gösteriyor. Chemnitz kentindeki hayvanat bahçesi her maç için başka bir hayvana başvurdu. Örneğin cüce su aygırı Petty, Sırbistan maçında Almanya'yı seçti. Oklu kirpi Leon Avustralya maçında Avustralya'yı, tamarin maymunu Anton da Gana maçında Gana'yı tercih etti. Üç seçimin üçü de tutmadı, çünkü Almanya Avustralya ve Gana'yı yendi, Sırbistan'a ise kaybetti. Bu arada aynı dönemde Hannover'deki bir akvaryumda başka bir ahtapot da her gün günün öne çıkan maçı için seçim yapıyordu. Bu hayvanların adları Paul'ün gölgesinde kaldı.

Yani Paul'ün hikâyesi, bir yarışmanın yalnız kazananını anlatan bir hikâyeye benziyor. Kaybedenleri de saydığınızda tablo bambaşka bir hâl alır. Üstelik aynı okuma alışkanlığı gerçek futbol araştırmalarında da işe yarar. Tek bir çarpıcı bulgu yerine bütün verilere bakmanın neden önemli olduğunu ev sahibi avantajı araştırmalarının nasıl okunacağını anlatan yazımızda ayrıca ele aldık.

Reklamlar

Güçlü takımı seçmek neden yüksek isabet getirir?

Rastgele seçim yarı yarıya isabet getirir. Peki hayvan rastgele seçmiyorsa ne olur? Paul'ün tablosuna yeniden bakalım. Paul, Almanya'nın oynadığı 13 maçın 11'inde Almanya'nın kutusunu açtı. Almanya da bu 13 maçın 9'unu kazandı. Yani her maçta gözü kapalı Almanya'yı seçen biri 13 maçta 9 doğru yapardı; bu da yüzde 69'a yakın bir başarı demek.

Bunun nedeni basit: Almanya bu iki turnuvada bir final ve bir yarı final oynayan, yani maçlarının çoğunu kazanan bir takımdı. Bir hayvan herhangi bir nedenle hep aynı bayrağa, aynı kutuya ya da aynı tarafa yöneliyorsa ve o tarafta çoğunlukla güçlü takım duruyorsa, "isabeti" yarı yarıyanın kolayca üstüne çıkar. Bu tablo, hayvanın futbol bildiğini değil, güçlü takımların sık kazandığını gösterir.

Nitekim futbol analistleri de takımların gücünü ölçmek için hayvan davranışına değil, şutların kalitesi gibi ölçülebilir verilere bakar. Bu ölçümlerin mantığını beklenen gol (xG) hesabını anlatan yazımızda bulabilirsiniz. Yine de en iyi veri bile tek bir maçın sonucunu kesin olarak bilemez; futbolu bu kadar heyecanlı yapan da biraz bu belirsizliktir.

Beraberlikler kâhin hayvanların işini neden zorlaştırır?

İki kutulu ya da iki bayraklı düzeneklerin gözden kaçan bir açığı var: Beraberliği gösteremezler. Eleme turlarında bu sorun ortaya çıkmaz, çünkü maç uzatmaya ve gerekirse penaltılara gider. Öte yandan grup maçlarında beraberlik sık rastlanan bir sonuçtur. Eşitliğin turnuva aşamalarına göre nasıl bozulduğunu Dünya Kupası'nda beraberlik kurallarını anlatan yazımızda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.

FIFA'nın resmî maç kayıtları bu payın küçük olmadığını gösteriyor:

TurnuvaGrup maçıBerabere biten grup maçıYaklaşık pay
2010 Dünya Kupası4814Yüzde 29
2018 Dünya Kupası489Yüzde 19
2026 Dünya Kupası7220Yüzde 28

Bir Alman dergisi daha 2010'da bu noktaya dikkat çekmişti: Bu yöntemle seçim yapan hayvanlar beraberliği bilemez. Rabio'nun üç kutulu düzeneği ve Olivia'nın beraberlik bayrağı, bu açığı kapatmaya çalışan örneklerdi. Toronto'daki Japon balığının "yüzde 80"i ise tam da bu açıktan doğuyordu; balığın gösteremediği beraberlikler hesaptan sessizce düşmüştü.

Hayvanın seçimini aslında kim yorumluyor?

Kâhin hayvan gösterilerinde son sözü hayvan değil, onu izleyen insanlar söyler. Hangi hareketin "seçim" sayılacağına onlar karar verir. Papağan Olivia'nın önce beraberlik bayrağını alıp ardından Kolombiya bayrağına geçmesi bunun iyi bir örneği. İzleyenler ikinci hareketi geçerli saydı.

Psikolojide bu konuda ünlü bir örnek var. 1900'lerin başında insanlar, Akıllı Hans adlı bir atın toplama ve çıkarma yapabildiğine inanıyordu. Sonradan ortaya çıktı ki at, soruyu soran kişinin farkında olmadan verdiği küçük işaretleri, örneğin hafif bir eğilmeyi ya da heyecanlı bir bakışı izliyordu. Soran kişi bir perdenin arkasına geçince Hans hata yapmaya başladı.

Kristyn Vitale de kedilerin, bizim fark etmediğimiz işaretlere karşı çok duyarlı olabileceğini söylüyor. Yani Achilles de çevresindeki insanların tepkilerini sezip ona göre bir kaba yöneliyor olabilir. Paul için de benzer sorular sorulabilir. BBC'nin aktardığı deneylere göre ahtapotlar nesnelerin parlaklığını, büyüklüğünü ve şeklini ayırt edebiliyor. Dolayısıyla bayrağın deseni, kutunun konumu ya da bakıcının bir hareketi seçimi etkilemiş olabilir. Bunları ancak iyi tasarlanmış bir deney birbirinden ayırabilir; bir gösteri düzeneği bunun için yeterli değildir.

Reklamlar

Medya bir ahtapotu nasıl dünya yıldızı yaptı?

Ahtapot Paul'ün ünü, seçimleri kadar onları izleyen kameralarla da ilgiliydi. 2010 Dünya Kupası ilerledikçe bir Alman haber kanalı Paul'ün seçimlerini canlı yayınlamaya başladı ve akvaryumun yanına iki muhabir yerleştirdi. Son üç seçimini iki düzine kadar uluslararası televizyon ekibi izledi. Akvaryumun müdürü de final seçiminin ardından Paul'ü, yüzlerce gazetecinin her hareketini izlemesine aldırmayan "profesyonel bir kâhin" diye övdü.

İlgi kısa sürede futbolun dışına taştı. Örneğin İspanya Başbakanı José Luis Rodríguez Zapatero, Paul'e koruma ekibi göndermeyi düşündüğünü şaka yollu söyledi. İspanya'nın çevre ve balıkçılık bakanı da Almanların onu yememesi için Paul'ün avlanmasını yasaklatmaktan söz etti. İspanya'da bir kasaba onu fahri hemşehri ilan etti; Paul, İngiltere'nin Dünya Kupası ev sahipliği adaylığına elçi bile oldu. Bu şakalar, eğlencenin bir hayvanı ne kadar kolay hedef tahtasına oturtabildiğini de gösteriyordu.

Haberler çoğaldıkça rakamlar da birbirini tutmaz oldu. Daha önce gördüğümüz gibi akvaryum çalışanları 2008'deki başarıyı bir yayına yüzde 70'e yakın, bir diğerine yüzde 80 diye anlatmıştı. Hatta bir Alman gazetesi, 2010'daki ahtapotun 2008'deki Paul ile aynı hayvan olmadığını öne sürdü; akvaryum bu iddiayı reddetti. Eğlenceli bir hikâye, ayrıntıları sorgulanmadan dünyayı dolaşabiliyordu.

İnsanlar neden kâhin hayvanlara inanmak ister?

Spiegelhalter'e göre insanların şansı sezgiyle kavrama becerisi pek iyi değildir. Ona göre şansın matematiği de ancak son 300 yıl kadar içinde gerçek anlamda gelişti. Bu yüzden art arda gelen birkaç doğru seçim, beynimize çoğu zaman bir işaret gibi gelir. Uzun bir serinin tesadüfen de ortaya çıkabileceğini kabul etmek ise sezgimize ters düşer.

Belirsizlik de bu eğilimi besler. Futbolcuların batıl inançlarını ve ritüellerini anlatan yazımızda değindiğimiz gibi, maçın önemi ve belirsizlik arttıkça batıl davranışlar da çoğalır. Büyük turnuvalar tam da böyle dönemlerdir: Herkes heyecanlıdır ve sonucu önceden bilmenin bir yolu olsun ister.

Bir de işin eğlence tarafı var. Kâhin hayvanlar, maç öncesi gerginliği hafifleten ve herkesin katılabildiği bir sohbet konusu sunar. Ancak sorun, bu eğlencenin bedelini çoğu zaman hayvanın ödemesidir. Sıradaki bölümlerde bu yüzden konunun en az konuşulan yanına, hayvanların kendisine bakıyoruz.

Ahtapotlar acı ve stres hisseder mi?

Bilimsel kanıtlar bu soruya giderek daha net bir "evet" diyor. Birleşik Krallık hükümeti Kasım 2021'de, Londra Ekonomi ve Siyaset Bilimi Okulu'na (LSE) yaptırdığı bağımsız bir incelemeye dayanarak önemli bir karar duyurdu. İnceleme, ahtapotun da içinde yer aldığı kafadanbacaklı yumuşakçaların ve yengeç, ıstakoz gibi on ayaklı kabukluların duyarlı canlılar olduğuna dair güçlü bilimsel kanıt bulunduğu sonucuna varmıştı.

Ardından hükümet bu hayvanları hazırlanmakta olan yasanın kapsamına aldı. Böylece 2022 tarihli Hayvan Refahı (Duyarlılık) Yasası'nın "hayvan" tanımında omurgalıların yanında kafadanbacaklı yumuşakçalar ve on ayaklı kabuklular da var. Hükümet, bu hayvanların acı hissedebildiğini bilimin artık açıkça gösterdiğini vurguladı. Açıklamaya göre kafadanbacaklıların karmaşık bir merkezi sinir sistemi vardır ve bu, duyarlılığın temel işaretlerinden biridir.

Dolayısıyla Ahtapot Paul'ün akvaryumu yalnız bir gösteri sahnesi değildi; acı ve stres hissedebilen bir canlının yaşam alanıydı. Bu bakış açısı, kâhin hayvan gösterilerinde sorulması gereken ilk soruyu da değiştiriyor. Asıl soru "Hayvan doğru seçti mi?" değil, "Hayvan bu sırada iyi miydi?" olmalı.

Reklamlar

Kâhinlik gösterileri hayvan refahı açısından neden sorunlu?

Bu gösterilerin çoğu, hayvanı alışık olmadığı koşullarla karşı karşıya bırakır: parlak ışıklar, kameralar ve kalabalık. Nitekim Paul seçimlerini projektör ışığı altında yaptı; son üç seçiminde karşısında iki düzine kadar televizyon ekibi vardı. Haberlere göre Hermitage'deki kedi Achilles'in ilk kez kâhin olarak seçilmesinde de stresli durumlara dayanıklılığı ve insanları sevmesi belirleyici olmuştu. Bu ayrıntı, gösterinin hayvan için bir stres kaynağı olabileceğini dolaylı yoldan kabul ediyor.

Bazı hikâyeler daha da hüzünlü bitti. Japonya'daki ahtapot Rabio'yu yakalayan balıkçı, üç seçimin üçü de tuttuktan sonra onu pazara gönderdi. Ardından Belçika maçı için başka bir ahtapot kullanacağını söyledi. Yani haberlere konu olan "kâhin", gösteri bitince sıradan bir deniz ürünü muamelesi gördü.

Hayvan davranışı ve zekâsı üzerine çalışan sinirbilimci Lori Marino, bu tür gösterilerin genel olarak olumsuz yanının ağır bastığını söyledi. Marino'ya göre hayvanların doğaüstü bir sezgiye sahip olduğunu gösteren ciddi bir bilimsel kanıt yok. Bu yüzden ona göre en doğrusu, hayvanların kendileri olmasına izin vermek ve onları bir nesneye ya da metaya dönüştürmekten vazgeçmektir.

Futbolla hayvanların yolu sahada da kesişebiliyor. Bir maç sırasında sahaya hayvan girdiğinde oyunun nasıl durduğunu ve hayvanın sahadan nasıl çıkarıldığını sahaya hayvan girmesiyle ilgili kural yazımızda anlattık.

Türkiye'de hayvanları gösteride kullanmanın yasal sınırı nedir?

Türkiye'de hayvanların korunmasına ilişkin temel düzenleme 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'dur. Kanunun amacı, hayvanların rahat yaşamasını ve iyi, uygun muamele görmesini sağlamak, onları acıya, ıstıraba ve eziyete karşı en iyi biçimde korumaktır.

Kanun gösteriler için de açık bir sınır çizer. Kanunun ifadesiyle "Bir hayvan; acı, ıstırap ya da zarar görecek şekilde, film çekimi, gösteri, reklam ve benzeri işler için kullanılamaz." Ayrıca hayvanlara fiziksel ve psikolojik acı çektirmek ve onları güçlerini açıkça aşan işlere zorlamak da kanundaki yasaklar arasında yer alır.

Mevzuat değişebildiği için güncel metni Mevzuat Bilgi Sistemi'nden okumanızı öneririz. Bir kuralın somut bir olaya nasıl uygulanacağını ise yetkili kurumlar ve hukukçular değerlendirir. Yine de ilke açık: Bir hayvanı acı ya da stres pahasına bir eğlence aracına çevirmek hem etik açıdan sorunludur hem de kanunun amacıyla bağdaşmaz.

Kâhin hayvan haberini okurken hangi soruları sormalısınız?

Bir sonraki büyük turnuvada yeni bir "kâhin" çıktığında, haberi şu sorularla okuyabilirsiniz:

  • Seçim kaç maçı kapsıyor? Üç dört doğru seçim, tek başına bir yetenek göstermez.
  • Aynı turnuvada başka kaç hayvan seçim yaptı? Haber yalnız tutturanı anlatıyorsa, yanılanları da hesaba katın.
  • Beraberlikleri kim, nasıl saydı? Çünkü beraberliği gösteremeyen bir düzenekte yüzdeler kolayca şişer.
  • Seçimi maçtan önce mi paylaştılar? Maç bittikten sonra anlatılan bir "tahmin", tahmin değildir.
  • Hareketi kim yorumladı? İnsanların beklentisi, hangi hareketin seçim sayılacağını etkileyebilir.
  • Hayvan nasıl bir ortamda yaşıyor? Özellikle ışık, kalabalık ve gürültü onun için bir stres kaynağı olabilir.

Bu soruların hiçbiri eğlenceyi yasaklamıyor. Yalnız hikâyenin perde arkasını gösteriyor ve en önemlisi, hayvanın da bu hikâyenin bir tarafı olduğunu hatırlatıyor.

Çocuklarla kâhin hayvanları nasıl konuşabilirsiniz?

Kâhin hayvan haberleri, çocuklarla olasılık ve eleştirel düşünme üzerine konuşmak için iyi bir fırsattır. Önemli olan, sohbeti maçın sonucu üzerine değil, düşünme biçimi üzerine kurmaktır.

Basit bir düşünce deneyiyle başlayabilirsiniz. 64 kişilik bir salon hayal edin. Her turda biri, iki kutudan birine bir kurdele saklasın; herkes de gözü kapalı bir kutu seçsin. Altı tur sonunda ortalamada bir kişi kurdeleyi her seferinde bulmuş olur. Ama o kişiyi bütün salon alkışlasa bile, kutular hakkında özel bir bilgisi yoktur. Ahtapot Paul'ün hikâyesini bu salona benzetmek, seçim yanlılığını çocukların da kolayca kavrayacağı bir hâle getirir.

Sohbeti hayvanların gözünden sürdürmek de değerlidir. Örneğin çocuğunuza Paul'ün kalabalık ve ışık altında ne hissetmiş olabileceğini sorun. Bu soru, hayvanlara saygıyı futbol sevgisiyle aynı cümlede kurmayı öğretir. Evdeki bir evcil hayvanla benzer bir gösteri denemek yerine, onun kendi oyununu ve doğal davranışlarını birlikte izlemeyi önerin.

Turnuva heyecanını sahaya taşımak da iyi bir yoldur. Maçlardan sonra evde ya da bahçede oynanabilecek oyun fikirlerini çocukla Dünya Kupası izleme rehberimizde bulabilirsiniz. Çocuğunuz futbolu düzenli oynamak istiyorsa İstanbul futbol okulları, Ankara futbol okulları ve İzmir futbol okulları gibi il sayfalarından seçenekleri karşılaştırabilirsiniz.

Kaynaklar

Bu yazıdaki bilgileri aşağıdaki kurum ve yayınların kaynaklarından kontrol ettik. Kalıcı adresi olanların bir kısmına bağlantı verdik.

  • BBC News, Paul'ün seçimlerinin olasılığına ilişkin haber (9 Temmuz 2010): olasılık hesabı ile Chris Budd ve David Spiegelhalter'in değerlendirmeleri
  • BBC News, Paul'ün ölüm haberi (26 Ekim 2010): yaşı, doğduğu yer, ahtapotların ömrü ve Paul'e verilen unvanlar
  • BBC News, Paul'ün İngiltere maçı seçimine ilişkin haber (25 Haziran 2010): seçim yöntemi ve 2008 performansı
  • The Guardian, Paul'ün final seçimi haberi (9 Temmuz 2010) ile Associated Press kaynaklı papağan Mani haberi (9 Temmuz 2010)
  • WAZ (derwesten.de), Paul'ün anıtının açılışına ilişkin haber (Ocak 2011, internet arşivi kaydı)
  • The Daily Telegraph, Paul hakkında derleme haber (Temmuz 2010, internet arşivi kaydı): 2008 seçimleri ve canlı yayınlar
  • Der Spiegel, Paul'ün 2010 sicili ve Chemnitz'deki hayvanat bahçesinin seçimleri (Haziran ve Temmuz 2010)
  • National Geographic, kâhin hayvanlar ve kedi Achilles üzerine haber (6 Temmuz 2018): Kristyn Vitale ve Lori Marino'nun değerlendirmeleri
  • The Moscow Times, Achilles'in kâhin olarak belirlenmesi ve Rusya'daki kâhin hayvanlar üzerine haberler (2018)
  • The Mainichi, ahtapot Rabio ve papağan Olivia haberleri (Haziran 2018)
  • CTV News Toronto ve NOW Toronto, Toronto'daki Japon balığı haberleri (Haziran 2026)
  • UEFA'nın EURO 2008 resmî maç verileri ile FIFA'nın 2010, 2018 ve 2026 Dünya Kupası resmî maç verileri
  • Chung WS, Marshall NJ. Comparative visual ecology of cephalopods from different habitats. Proceedings of the Royal Society B, 2016: kıyı kafadanbacaklılarında renk körlüğüne ilişkin bulgular ve yaygın ahtapotla yapılan klasik renk deneyinin özeti
  • Birleşik Krallık Çevre, Gıda ve Kırsal İşler Bakanlığı, kafadanbacaklılar ve on ayaklı kabukluların duyarlılığına ilişkin açıklama (19 Kasım 2021)
  • legislation.gov.uk, Animal Welfare (Sentience) Act 2022, 5. bölüm: "hayvan" tanımı
  • Mevzuat Bilgi Sistemi, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu: amaç, gösteri ve yasaklar hükümleri

Sıkça sorulan sorular

Ahtapotlar bayrakları renginden ayırt edebilir mi?

Büyük olasılıkla hayır. Kafadanbacaklıların görmesi üzerine yapılan çalışmalar, kıyıda yaşayan türlerin çoğunun renk körü olduğunu gösteriyor. Klasik bir deneyde yaygın ahtapot, nesneleri parlaklıklarına göre ayırt etti ama renk ayırt etme denemelerinin hepsinde başarısız oldu. Bu yüzden bir ahtapotun iki kutuyu renklerinden çok parlaklık, desen ya da konum farkıyla ayırt etmesi daha olası görünüyor.

Ahtapotlar gerçekten zeki hayvanlar mı?

Evet. Yaygın ahtapot, omurgasızlar arasında en zeki hayvan olarak kabul edilir ve deneylerde nesnelerin parlaklığını, büyüklüğünü ve şeklini ayırt edebildiğini gösterdi. Ancak zekâ, bir futbol maçının sonucunu bilmek için gereken bilgiye erişim anlamına gelmez. Bir bulmacayı çözebilen ya da yiyeceğine ulaşmanın yolunu bulan bir hayvan bile, iki takımın sahada ne yapacağını bilemez.

Ahtapot Paul için anıt yapıldı mı?

Evet. Paul'ün ölümünden yaklaşık üç ay sonra, Ocak 2011'de Oberhausen'deki akvaryumda onun için bir anıt açıldı. Anıt, ülke bayraklarıyla kaplı dev bir futbol topunun üzerinde oturan bir ahtapot heykelinden oluşuyordu; topun içindeki camın ardından Paul'ün küllerinin bulunduğu kap da görülüyordu. Akvaryumun sözcüsü de bunun bir hayvanın ölümüne alışılmadık bir yaklaşım olduğunu kabul etti.

Kâhin hayvanlar neden hep büyük turnuvalarda gündeme gelir?

Büyük turnuvalar, futbolla az ilgilenen insanları bile ekran başına toplar. Bu dönemde hayvanat bahçeleri, akvaryumlar ve yayıncılar ilgi çekecek renkli hikâyeler arar. 2010'da bir Alman dergisi, Paul'ün seçimlerinin dünyanın dört bir yanındaki televizyonlar için sevilen bir ara haber hâline geldiğini yazdı. 2018'de ise yalnız Rusya'da en az 11 hayvan bu görevi üstlendi.

Kâhin hayvanların seçimleri herhangi bir karar için kullanılabilir mi?

Hayır. Bir hayvanın kutu, kart ya da mama kabı seçmesi, maçın sonucu hakkında hiçbir bilgi taşımaz. Bu seçimler tutabilir de tutmayabilir de; iki durumda da sonuç tesadüftür. Bu yüzden onları para harcamak, bir takım hakkında hüküm vermek ya da başka bir karar almak için dayanak yapmayın. En doğrusu, bu haberleri futbol kültürünün eğlenceli bir yüzü olarak izlemektir.

Bu yazıyı yapay zekâ ile özetleyin

Kullandığınız asistan bu rehberi okuyup sizin için kısaca özetlesin; yanıtında kaynak olarak bu sayfanın bağlantısı yer alır.

Asistanlar yanıtlarını kendileri üretir ve hata yapabilir. Ücret, kayıt ve sağlıkla ilgili kararlarda okulla ya da uzmanla doğrudan görüşün.

Reklamlar
Paylaş WhatsApp X Facebook
İlgili yazılar

Bunları da okuyun

Tüm Dünya Futbolu yazıları
Reklamlar

Örneğin: Kadıköy, ofsayt, yaş grupları

İstanbulAnkaraİzmirBursaAntalyaKocaeli

Çerez tercihleri

Tercihinizi sayfanın altındaki "Çerez tercihleri" bağlantısından her an değiştirebilirsiniz. Ayrıntılar: KVKK aydınlatma metni.