İçeriğe geç
Futbolcu Analizi

Pas İsabet Yüzdesi Neden Yanıltır? Riskli Pası ve Güvenli Pası Ayıran Analiz

Pas isabet yüzdesi neden yanıltır? Geri ve yan pasın etkisi, beklenen pas (xPass), beklenenin üstünde tamamlama ve sahada uygulanacak okuma yöntemi.

Yazan
İçerik Editörü
Bölüm
21
Okuma
17 dk
Pas İsabet Yüzdesi Neden Yanıltır? Riskli Pası ve Güvenli Pası Ayıran Analiz
Bu Yazıda Neleri Anlattık?
Kısa cevap 15 saniyede okunur

Pas isabet yüzdesi neden yanıltır?

Pas isabet yüzdesi, denenen pasların kaçının arkadaşa ulaştığını gösterir; ancak pasın ne kadar zor olduğunu hesaba katmaz. Geriye ve yana oynanan kolay paslar oranı yükseltir, hattı kıran zor paslar düşürür. Bu yüzden aynı yüzde, güvenli oynayan bir stoper ile risk alan bir oyun kurucu için bambaşka anlamlar taşır.

Bu bir özet. Ayrıntılar, örnekler ve sık sorulan sorular yazının devamında.20 bölüm · 17 dk okuma
FutbolOkulu.Net İçerik Editörü Cevabı paylaş

Maç sonu istatistiklerinde en sık karşılaştığımız sayılardan biri pas isabetidir. Yayınlarda, oyuncu raporlarında, hatta çocuk maçlarından sonra tutulan notlarda bu oranı görürüz. Peki örneğin yüzde 92 isabetle oynayan bir oyuncu, yüzde 78 ile oynayandan gerçekten daha iyi bir pasör müdür? Bu yazıda önce ham pas isabet yüzdesinin nerede yanılttığını anlatıyoruz. Ardından araştırmacıların geliştirdiği beklenen pas tamamlama (xPass) fikrine ve beklenenin üstünde tamamlama hesabına geçiyoruz. Son bölümlerde ise antrenörün ve velinin kâğıt kalemle uygulayabileceği bir zorluk etiketi yöntemi var.

Topun kaleye ne kadar yaklaştığını ölçen sayıları progresif pas ve top taşıma yazımızda, bir pasla geride kalan rakip sayısını ise packing istatistiği yazımızda anlattık. Burada pasın ödülüne değil riskine, yani tamamlanma olasılığına odaklanıyoruz.

Reklamlar
Reklamlar

Pas isabet yüzdesini nasıl hesaplarsınız, hangi paslar sayıma girer?

Hesap basittir: Arkadaşa ulaşan pas sayısını denenen pas sayısına bölüp 100 ile çarparsınız. Örneğin (kurgusal) 50 pas deneyip 42'sini tamamlayan bir oyuncunun pas isabet yüzdesi 84'tür. Ancak asıl soru, bölmenin üstüne ve altına hangi pasların girdiğidir.

Almanya birinci ligi verisiyle çalışan Gabriel Anzer ve Pascal Bauer, lig veri kataloğundaki tanımı aktarır: Pas, top kontrolünü bir oyuncudan takım arkadaşına geçirme girişimidir. Aynı katalog pasları uzunluğa göre üçe ayırır: 10 metreden kısa, 10 ile 30 metre arası ve 30 metreden uzun. Araştırmacılar ayrıca taç atışlarını, centilmenlik gereği rakibe verilen topları ve yanlışlıkla başka bir arkadaşa giden pasları analizin dışında bıraktı.

Dolayısıyla iki kaynak farklı kurallar kullanıyorsa aynı oyuncunun oranı da farklı çıkar. Bir rapora bakarken şu soruları sorun:

  • Ortalar, uzun toplar ve kale vuruşları sayıma giriyor mu?
  • Duran toplardan gelen paslar açık oyun paslarından ayrı mı?
  • Rakibe çarpıp arkadaşa dönen topu kaynak nasıl kaydediyor?
  • Kaleciye ya da stopere yapılan baskısız paslar da toplamın içinde mi?

Kaynağın tanımını bulamıyorsanız farklı sitelerden aldığınız oranları yan yana koymayın. Çünkü o durumda oyuncuları değil, iki farklı sayma kuralını karşılaştırmış olursunuz.

Geri ve yan paslar oranı nasıl şişirir?

Ian McHale ve Samuel Relton, İngiltere birinci liginin bir sezonundaki 380 maçın tamamını oyuncu takip verisiyle inceledi. Makalede sorunu tek bir örnekle özetlerler. Bir oyuncunun bir maçta yüzde 95 pas tamamladığını bilmek, her pasın bağlamını bilmeden bunun etkileyici olup olmadığını söylemez. Üstelik savunmaya doğru sürekli geri pas atan bir orta saha oyuncusunun oranı yüksek çıkar; ama bu pasların azı maçı kazanmaya katkı yapar.

Peki neden böyle olur? Çünkü geri ve yan pasta alıcı çoğu zaman rakiplerin önündedir; arada savunmacı yoktur, mesafe kısadır ve baskı azdır. İleri pasta ise top, rakiplerin yoğunlaştığı bölgeye girer. Nitekim aynı çalışmanın modelinde ileri pas değişkeni, tamamlanma olasılığıyla ters yönde ilişkili çıktı.

Örnek (kurgusal): İki orta saha oyuncusu düşünün. Birincisi 70 pasın 50'sini geriye ya da yana oynamış ve toplam 66 pası tamamlamış. İkincisi 50 pasın 30'unu ileri oynamış ve 40'ını tamamlamış. İlkinin pas isabet yüzdesi yaklaşık 94, ikincisininki 80'dir. Fakat ikinci oyuncu zor pasları deneyen oyuncudur ve oranı tam da bu yüzden düşmüştür. Ham yüzde, bu farkı tek bir sayının içinde eritir.

Bu durum, geri pasın kötü olduğu anlamına gelmez. Pres altındaki bir takım için güvenli bir geri pas, topu korumanın en akıllı yolu olabilir. Sorun pasın kendisinde değil, bütün pasları aynı terazide tartan sayıdadır.

Mevki ve rol pas isabetini nasıl değiştirir?

Stoper topu çoğunlukla rakibin ön hattının gerisinde, baskı azken alır. Forvet ise sırtı kaleye dönük, iki savunmacının arasında oynar. Bu nedenle iki mevkinin pas isabet yüzdesi aynı ölçekte durmaz. Mevkilerin görevlerini futbol mevkileri rehberimizde anlattık; burada önemli olan, görevin pas zorluğunu da belirlemesidir.

McHale ve Relton'un modeli de bu farkı destekler. Model, rakip kaleye yakın bölge dışında pasların genellikle yüksek olasılıkla tamamlandığını tahmin etti. Hedefi rakip ceza sahasının içinde olan paslar ise daha zor çıktı. Dolayısıyla ceza sahasına sürekli top arayan bir 10 numaranın oranı, orta sahada top dolaştıran bir oyuncununkinden doğal olarak düşük kalır.

Goes ve arkadaşları ise Hollanda birinci liginin bir sezonundan 336 oyuncunun 286.151 pasını konum verisiyle inceledi. Araştırmacılar yalnız oynanan pasın değil, o anda açık olan öteki seçeneklerin de riskini ve ödülünü hesapladı. Sonuçta farklı mevkilerdeki oyuncuların karar verme biçimleri arasında büyük farklar buldular. Yazarlara göre performans, asist ya da pas isabeti gibi sayılardan çok, mevkinin ve o anki seçeneklerin içinde en iyi taktik kararı vermekle ilgilidir.

Kalecinin pas isabeti ise ayrı bir okuma ister. Kale vuruşunda takım planı uzun topu seçtiyse oran kendiliğinden düşer. Bu konuyu kaleci dağıtım analizi yazısında ele aldık.

Reklamlar
Reklamlar

Takımın oyun stili pas isabetini nasıl etkiler?

Pas isabeti yalnız oyuncunun değil, takımın da aynasıdır. Michał Król ve arkadaşları bir Dünya Kupası'nın grup aşamasında 48 maçı inceledi. Analize maçı baştan sona oynayan 266 oyuncu girdi, kaleciler girmedi. Araştırmacılar pasları kısa (10 metreye kadar), orta (10-30 metre) ve uzun (30 metre üstü) diye üçe ayırdı.

Uzun pasların ortalama tamamlanma oranı, gruplara göre yaklaşık yüzde 51 ile 62 arasında kaldı. Kısa ve orta paslarda ise ortalamalar yüzde 73 ile 84 arasında değişti. Ayrıca topa yüzde 50'den fazla sahip olan takımların oyuncuları her uzunlukta daha çok pas attı ve kısa ile orta paslarda daha yüksek isabet elde etti. Buna karşılık uzun pasların isabetinde, topa sahip olma oranına göre anlamlı bir fark çıkmadı.

Bu bulgunun dersi şudur: Topu ayağında tutan, kısa paslarla oynayan bir takımın oyuncusu, aynı yetenekte olsa bile daha yüksek bir pas isabet yüzdesi üretebilir. Kısa pas felsefesinin ilkelerini tiki-taka yazımızda anlattık. Uzun topla oynayan bir takımın stoperi ise düşük oranı çoğu zaman planın gereği olarak taşır. Bu yüzden farklı takımlardan iki oyuncuyu karşılaştırırken önce takımların oyun stiline bakın.

Beklenen pas tamamlama (xPass) nedir?

Beklenen pas tamamlama, kısaca xPass, bir pasın oynandığı andaki koşullara bakarak hedefteki arkadaşa ulaşma olasılığını tahmin eder. Değeri 0 ile 1 arasında bir sayı ya da yüzde olarak görürsünüz. Örneğin (kurgusal) xPass değeri 0,95 olan bir pas, benzer koşullarda oynanan 100 pastan yaklaşık 95'inin tamamlandığını anlatır.

Anzer ve Bauer, pas kararının iki boyutu olduğunu hatırlatır: pasın ödülü ve pasın zorluğu. Ödül, pas başarılı olursa takımın gol bulma şansının ne kadar arttığını anlatır. Zorluk ise tamamlanma olasılığıdır; literatür bu risk değerine beklenen pas, yani xPass adını verir.

Ödül tarafını ölçen yöntemleri, örneğin sahanın her bölgesine bir tehdit değeri veren yaklaşımı, beklenen tehdit (xT) yazımızda ele aldık. Bu yazı ise riski ölçen tarafla ilgilenir. İkisini birlikte okumadan bir pas kararını tam olarak değerlendiremezsiniz. Çok güvenli ama hiçbir şeyi değiştirmeyen bir pas da, çok değerli ama neredeyse imkânsız bir pas da kötü bir seçim olabilir.

Pas zorluğunu yalnız olay verisiyle ölçebilir miyiz?

Pas zorluğunu modelleyen bilinen çalışmalardan biri Łukasz Szczepański ile Ian McHale'e aittir. Araştırmacılar, pas becerisini değerlendiren yaygın ölçülerin kaba olduğunu ve büyük ölçüde tamamlama oranının çeşitlerinden ibaret kaldığını yazdı. Onlara göre bu ölçüler iki nedenle yanıltır:

  • Denenen pasın zorluğunu hesaba katmazlar.
  • Oyuncuların farklı sayıda pas denemesinden doğan belirsizliği görmezler.

Bu iki sorunu çözmek için bir istatistik modeli kurdular. Modelde pasın başarısı, pası atan oyuncunun becerisine ve başka etkenlere bağlıdır: pasın başladığı ve bittiği yer, takım arkadaşlarının ve rakiplerin becerisi, savunma baskısının dolaylı göstergeleri ve şans. Çalışmada rakiplerin konum bilgisi yoktu; yani model her pasın nereden nereye gittiğini ve sonucunu biliyor, rakibin nerede durduğunu bilmiyordu.

Araştırmacılar modeli İngiltere birinci liginin bir sezonuna uyguladı ve sonraki sezonu tahmin etti. Model, bir önceki sezonun tamamlama oranını aynen kullanan basit yöntemden belirgin biçimde iyi sonuç verdi. Daha da önemlisi, bazı oyuncuların gözlenen performansındaki değişimin önemli bir kısmını iki sezonda denedikleri pasların zorluğundaki değişim açıkladı. Ham pas isabet yüzdesine bakan biri bu oyuncuların düştüğünü ya da yükseldiğini sanırdı; oysa çoğu zaman değişen, pasların zorluğuydu.

Reklamlar
Reklamlar

Konum verisi pas zorluğu hesabına ne ekler?

Oyuncu takip verisi, sahadaki bütün oyuncuların konumunu saniyede birçok kez kaydeder. Böylece model, pasın atıldığı anda kimin nerede durduğunu görür. McHale ve Relton bu veriyle pası atanın ve alanın 4 metre çevresindeki rakip sayısını, pas çizgisine en yakın rakibin açısını ve pasın ilk dokunuşta oynanıp oynanmadığını modele ekledi.

Anzer ve Bauer daha da ileri gitti. Almanya birinci liginin üç sezonundan 918 maçta oynanan 840.386 pası, saniyede 25 kez ölçülen konum verisiyle eşleştirdiler. Bu veride ortalama tamamlama oranı yüzde 85,2'ydi. Model önce topun ilk 0,4 saniyelik yolundan ve oyuncuların hareketinden pasın kime gittiğini tahmin etti, ardından tamamlanma olasılığını hesapladı.

Sonuçta pas zorluğunu en çok etkileyen değişken, araştırmacıların hız penceresi dediği ölçü oldu. Pası biraz daha sert ya da biraz daha yumuşak atsanız da top yine arkadaşınıza ulaşıyorsa pencere geniştir ve pas kolaydır. İkinci sırada alıcıya en yakın rakibin uzaklığı geldi. Topun sahadaki konumu gibi salt yer bilgileri ise en az etkiyi gösterdi. Ayrıca yalnız olay verisiyle kurulan model, konum verisi eklenen modelden belirgin biçimde zayıf kaldı.

Bir pası hangi koşullar zorlaştırır?

İki çalışmanın bulgularını aşağıdaki tabloda topladık. Tablo, tamamlanma olasılığının hangi koşulda hangi yöne gittiğini gösterir; etkinin büyüklüğü ise veri setine göre değişir.

KoşulTamamlanma olasılığına etkisiÇalışma
Pas mesafesinin uzamasıDüşürürMcHale ve Relton
Pas çizgisi ile en yakın rakip arasındaki açının genişlemesiYükseltirMcHale ve Relton
Pasın ileri yönde oynanmasıDüşürürMcHale ve Relton
Pası atanın ya da alıcının 4 metre çevresindeki rakip sayısıRakip arttıkça düşürürMcHale ve Relton
İlk dokunuşta oynanan pasBelirgin biçimde düşürürMcHale ve Relton
Pası atanın topla geçirdiği süreYükseltme yönündeMcHale ve Relton
Hız penceresinin genişliğiPencere genişledikçe yükseltir; modeldeki en etkili değişkenAnzer ve Bauer
Alıcıya en yakın rakibin uzaklığıModeldeki en etkili ikinci değişkenAnzer ve Bauer

Tablodaki en çarpıcı ayrıntı ilk dokunuşta oynanan pastır. McHale ve Relton'a göre bu pasın zorlaştırıcı etkisi, pası atanın 4 metre çevresinde üç rakip bulunmasının etkisine benzer. Yazarlar bulguyu şöyle özetler: Daha çok alanı ve durumu değerlendirmek için daha çok zamanı olan oyuncunun pası tamamlama şansı daha yüksektir. Bu cümle, topu almadan önce çevreye bakmanın neden önemli olduğunu da hatırlatır; bu beceriyi sahayı tarama ve farkındalık yazımızda ayrıntılı anlattık.

Beklenenin üstünde tamamlamayı nasıl hesaplarsınız?

Elinizde xPass değerleri varsa oyuncunun gerçek oranını, denediği pasların ortalama zorluğuyla karşılaştırabilirsiniz. Anzer ve Bauer bu farkı pas performansı olarak tanımlar: gerçek tamamlama oranı eksi ortalama xPass. Fark artıdaysa oyuncu, denediği pasların zorluğuna göre beklenenden fazla pas tamamlamıştır.

Aynı hesabı pas pas da yapabilirsiniz. Tamamlanan her pas için 1 ile xPass değerinin farkını, tamamlanamayan her pas için xPass değerinin eksisini yazarsınız. Toplam, beklenenden kaç pas fazla ya da eksik tamamlandığını gösterir.

Örnek (kurgusal): Bir oyuncunun beş pasının xPass değerleri 0,95; 0,90; 0,85; 0,60 ve 0,40 olsun. Beklenen tamamlama toplamı 3,70 pastır. Oyuncu bu beş pastan dördünü tamamladıysa beklenenden 0,30 pas fazla tamamlamıştır. Yüzde olarak gerçek oran 80, beklenen oran 74'tür; fark artı 6 puandır.

Örnek oyuncu (kurgusal)Denenen pasPas isabetiOrtalama xPassBeklenenin üstünde tamamlama
A (orta saha)60%93,3%95,0-1,7 puan
B (orta saha)50%78,0%72,0+6,0 puan

Ham orana bakan biri A'yı daha iyi pasör sanır. Oysa A kolay pasların bir kısmını bile kaçırmış, B ise zor pasları beklenenden daha sık tamamlamıştır. Yine de bu tablo kesin bir yargı değildir; bir sonraki bölümde nedenini anlatıyoruz.

Reklamlar
Reklamlar

Beklenenin üstünde tamamlama neden tek başına yetmez?

Bu ölçü ham orandan çok daha adildir; ancak kendi sınırları vardır. Anzer ve Bauer de bunların bir kısmını açıkça yazar:

  • Ödülü görmez: xPass yalnız pasın hedefe ulaşıp ulaşmadığını tahmin eder, takımı kaleye ne kadar yaklaştırdığını söylemez.
  • İlk dokunuştan sonrasını bilmez: Alıcı topu kontrol edip hemen kaybederse pas yine başarılı görünür.
  • Oyuncunun seçtiği paslara dayanır: Modelin dayandığı veri, oyuncuların gerçekten oynadığı paslardır; hiç denemedikleri seçenekler için verdiği olasılıklar bu yüzden çarpık olabilir.
  • Veri kalitesine bağlıdır: Konum verisindeki küçük hatalar, bir rakibin ayağını uzatıp pası kesip kesemeyeceği gibi santimlik durumları belirsizleştirir.
  • Az pasla oynaktır: Szczepański ve McHale'in vurguladığı belirsizlik burada da geçerlidir; örneğin 20 pasla elde edilen fark, 400 pasla elde edilenle aynı ağırlıkta değildir.

Bu yüzden beklenenin üstünde tamamlamayı tek bir maçta değil, uzun bir dönemde ve aynı mevkideki oyuncular arasında okuyun. Örneklem büyüklüğü sorusunu futbol istatistiğinin ne zaman güvenilir olduğunu anlatan yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Riskli pası güvenli pastan ne ayırır?

xPass değeri bu ayrımı keyfî bir yargı olmaktan çıkarır. Yüksek değerli pas güvenli, düşük değerli pas risklidir. Örneğin (kurgusal) bir analist yüzde 90'ın üstünü güvenli, yüzde 60'ın altını riskli diye etiketleyebilir. Bu sınırlar evrensel değildir; yalnız kendi verinizde tutarlı bir dil kurmanızı sağlar.

Oyuncunun denediği pasların ortalama xPass değeri ise risk profilini gösterir. Ortalaması çok yüksek olan oyuncu neredeyse yalnız güvenli pas dener. Düşük ortalamalı oyuncu ise sık sık zor pasa girer. Anzer ve Bauer de modelin, oyuncuların risk profilini değerlendirmeye imkân verdiğini yazar.

Fakat risk tek başına iyi ya da kötü değildir. Örneğin kendi ceza sahası önünde yarı yarıya ihtimalli bir pas, kaybedildiğinde ağır bir bedel doğurur. Rakip ceza sahası önünde aynı risk ise golün kapısını aralayabilir. Kaybın sahadaki yerine göre bedelini top kaybı analizi yazımızda anlattık; burada önemli olan, riski ödülle birlikte tartmaktır.

Goes ve arkadaşlarının yaklaşımı burada yol gösterir. Oyuncuyu yalnız ne yaptığına göre değil, o anda neler yapabileceğine göre de değerlendirmek gerekir. Yazarlar modellerinin, maçta yalnız olanı değil olabilecek olanı da hesaba katarak performansı değerlendirmeye imkân verdiğini vurgular.

Pas isabet yüzdesini ileri pas payıyla birlikte nasıl okumalı?

xPass verisi her zaman elinizde olmaz. Böyle durumlarda basit bir ikili, ham oranın kör noktasını kısmen kapatır: pas isabet yüzdesi ve ileri pas payı. İleri pas payı, oyuncunun pasları içinde rakip kaleye doğru oynadıklarının oranıdır. Örneğin (kurgusal) 60 pasın 18'i ileri gittiyse pay yüzde 30'dur. İki sayıyı yan yana koyunca dört kaba profil çıkar:

ProfilPas isabetiİleri pas payıOlası okuma
Güvenli dolaştırıcıYüksekDüşükTopu korur, oyunu nadiren ileri taşır; görevi buysa sorun yok
Etkili kurucuYüksekYüksekHem ileri oynar hem tamamlar; pasların zorluğunu ayrıca kontrol edin
Cesur deneyiciDüşükYüksekRisk alır, bedelini oranla öder; kayıpların yerine bakın
Zorlanan oyuncuDüşükDüşükKolay pasları da kaçırıyor olabilir; baskıyı ve tekniği inceleyin

Bu tablo bir sınıflandırma değil, bir soru listesidir. Çünkü ileri pas payı da yalnız yönü söyler. Topun kaleye ne kadar yaklaştığını progresif pas eşikleri, kaç rakibin geride kaldığını packing sayımı ölçer. Ayrıca iki sayıyı aynı mevkideki oyuncular arasında karşılaştırın; bir stoperin ileri pas payını bir forvetinkiyle kıyaslamak anlamsızdır.

Reklamlar
Reklamlar

Maçın akışı pas isabetini nasıl değiştirir?

Aynı oyuncunun oranı maç içinde de oynar. McHale ve Relton, Szczepański ile McHale'in önceki modelinde pas tamamlama olasılığının maç ilerledikçe arttığını hatırlatır. Kendi modellerinde ise dakika değişkeni anlamlı çıkmadı; yazarlar bunu, pası atan ve alan oyuncu üzerindeki baskıyı ayrıca ölçmelerine bağlar. Önceki artışı da maçın ilerleyen bölümlerinde rakiplerin pası atanı ve alanı eskisi kadar sarmamasıyla açıklamayı önerirler.

Bu bulgu pratik bir ders verir: Oranın dakikaya göre değişmesi çoğu zaman baskının değişmesidir. Örneğin (kurgusal) rakip önde baskı yaparken ilk yarıda yüzde 76 isabetle oynayan bir stoper, rakip geri çekildiğinde ikinci yarıda yüzde 90'a çıkabilir. Oyuncu ikinci yarıda daha iyi bir pasöre dönüşmemiştir; yalnız pasları kolaylaşmıştır.

Skor durumu da benzer biçimde çalışır. Öne geçen takım topu rakibe bırakıp geride bekleyebilir; geride kalan takım ise riskli paslara mecbur kalabilir. Bu nedenle maçı yarılara ve skor dönemlerine bölüp pas isabet yüzdesini her dönem için ayrı hesaplamak, bu etkiyi görünür kılar.

Pas zorluğunu gözle tahmin etmek mümkün mü?

Kısmen mümkün. Anzer ve Bauer modellerini üç futbol uzmanıyla sınadı; uzmanlar 10 maçtan 3.600 pası izledi. Araştırmacılar onlara bir olasılık sormak yerine iki pası yan yana gösterdi ve hangisinin daha zor olduğunu sordu. Çünkü yazarlara göre bir pasın olasılığını tahmin etmek uzmanlar için bile çok zordur.

Sonuçlar öğreticidir. İki pasın xPass değerleri arasında 30 puandan büyük fark olduğunda uzmanlar kendi aralarında tam uyum gösterdi; model de bu çiftlerin yüzde 98'inden fazlasını doğru bildi. Fark 10 puanın altında kaldığında ise hem uzmanların uyumu hem modelin isabeti belirgin biçimde düştü. Bu çiftlerde modelin isabeti yüzde 64'e indi.

Saha kenarındaki antrenör için ders açıktır: Gözle yüzde tahmin etmeye çalışmayın. Bunun yerine pasları kolay, orta ve zor diye üç kaba gruba ayırın. Büyük farkları göz de model de iyi yakalar; ince ayrımlar ise video ve veri ister.

Antrenör pas zorluğunu kâğıt kalemle nasıl etiketleyebilir?

Araştırmalardaki değişkenlerden, saha kenarında gözle görebileceğiniz dört işaret çıkarabilirsiniz. İzlediğiniz oyuncunun her pasını bu işaretlere göre etiketleyin:

  1. Baskı: Pası atanın ya da alıcının yakınında, kabaca 4 metre içinde rakip var mı?
  2. Yol: Top ile alıcı arasındaki çizginin üstünde ya da hemen yanında rakip duruyor mu?
  3. Dokunuş: Pas ilk dokunuşta mı geldi?
  4. Mesafe: Pas 30 metreden uzun mu?

Hiçbir işaret yoksa pası K (kolay), bir işaret varsa O (orta), iki ya da daha fazla işaret varsa Z (zor) diye not edin. Ardından her grubun isabetini ayrı hesaplayın. Bu kural bilimsel bir model değildir; araştırmaların pas zorluğunu artırdığını gösterdiği koşulları sahaya taşıyan pratik bir kısaltmadır.

Zorluk grubu (kurgusal örnek)DenenenTamamlananGrup isabeti
K (kolay)3028%93
O (orta)1410%71
Z (zor)63%50
Toplam5041%82

Tablodaki oyuncunun genel pas isabet yüzdesi 82'dir. Ama asıl bilgi grup satırlarındadır: Oyuncu kolay paslarda neredeyse hata yapmıyor, zor paslarda yarı yarıya başarılı. Bir sonraki maçta zor pas sayısı artarsa genel oran düşebilir; oysa oyuncu gelişiyor olabilir. Grup grup tutulan kayıt bu farkı görünür kılar.

Reklamlar
Reklamlar

Genç oyuncuda pas isabet yüzdesini nasıl kullanmalı?

Çocuk ve genç futbolunda pas isabeti, en kolay yanlış yorumlanan sayılardan biridir. Oranı yükseltmenin en kısa yolu riskten kaçmaktır ve çocuklar bunu çabuk keşfeder. Bu yüzden oranı ödüllendiren bir ortam, ileri bakmayı ve cesur pası farkında olmadan cezalandırabilir.

  • Oranı sıralama aracı yapmayın. Takım içinde en yüksek isabet listesi asmak, güvenli pas yarışını başlatır.
  • Denemeyi ayrıca övün. "Arkadaşını hatlar arasında gördün ve pası denedin" cümlesi, sonuç ne olursa olsun doğru davranışı pekiştirir.
  • Zorluk grubuna göre konuşun. Çocuğa genel yüzdeyi değil, kolay ve zor paslardaki gelişimini anlatın.
  • Mevki kararı için kullanmayın. Küçük yaşta oranı düşük diye bir çocuğu savunmaya, yüksek diye orta sahaya kalıcı yerleştirmek doğru olmaz; bu konuda erken yaşta mevki belirleme yazımız yol gösterir.
  • Görüntüyü koruyun. Maç videosunu ve notları herkese açık paylaşmayın. Kayıt için ailenin onayını alın; kişisel verilerle ilgili sorularınızı kulübün aydınlatma metninden ve gerekirse bir hukukçudan öğrenin.

Antrenmanda riskli pası öğreten oyunlar nelerdir?

Amaç, çocuğu riskli pasa körü körüne zorlamak değil, ne zaman denemesi gerektiğini sezdirmektir. Aşağıdaki fikirler genel antrenörlük pratiğinden gelir; yaşa, oyuncu sayısına ve saha ölçüsüne göre uyarlayın.

  • Zor pas jokeri: Rondoda iki rakibin arasından geçen her pas için ek puan verin. Rondonun temel kurulumunu rondo rehberimizde bulabilirsiniz.
  • Risk hakkı: Küçük alan oyununda her takıma yarı başına üç risk hakkı verin. Bu hakla denediği ileri pası kaybeden takım ceza almasın; böylece çocuklar riski planlamayı deneyimler.
  • Baskı altında ilk dokunuş: Pası alan oyuncunun arkasına önce pasif bir savunmacı koyun, sonra savunmacıyı yavaş yavaş aktif yapın. Çocuk böylece ilk dokunuşta oynanan pasın zorluğunu güvenli bir ortamda tanır.
  • İki seçenekli pas: Pası atacak oyuncuya biri güvenli, biri riskli iki alıcı sunun. Antrenör oyunu durdurup "Neden bunu seçtin?" diye sorsun; doğru cevap duruma göre değişir.

Bu oyunlarda başarı ölçütü isabet değil, karardır. Mola sırasında sayılardan çok örnek anlara değinin: "Burada iki rakibin arasındaki yolu gördün ve topu oraya koydun." Bu kısa geri bildirim, çocuğun dikkatini sonuçtan karara çevirir.

Veli maç izlerken pas isabetini nasıl yorumlamalı?

Tribündeki veli için en sağlıklı yaklaşım, sayıyı değil davranışı izlemektir. Çocuğunuz maçı yüksek ya da düşük bir pas isabet yüzdesiyle bitirmiş olabilir; ancak oran tek başına onun nasıl oynadığını anlatmaz. Şu sorular daha çok şey söyler:

  • Topu almadan önce başını kaldırıp çevresine bakıyor mu?
  • Baskı geldiğinde sakin kalıp güvenli seçeneği bulabiliyor mu?
  • Açıkta bir arkadaşını gördüğünde ileri pası denemeye cesaret ediyor mu?
  • Pası kaçırdıktan sonra oyuna hemen geri dönüyor mu?

Maçtan sonra "Kaç pasın arkadaşına gitti?" yerine "Bugün en zor pasın hangisiydi?" diye sormak, çocuğu sonuca değil karara odaklar. Bir okul seçerken de antrenöre maç verisini çocuklarla nasıl paylaştığını sorabilirsiniz. Örneğin İstanbul futbol okulları listesindeki okulları karşılaştırırken bu soru, eğitim anlayışını görmenize yardım eder.

Pas isabet yüzdesini okurken en sık yapılan hatalar nelerdir?

Kavram basit olduğu için hatalar da yaygındır. En sık karşılaştıklarımızı bir arada topladık:

  • Farklı tanımları karşılaştırmak: Ortaları sayan bir kaynakla saymayan bir kaynağın oranı yan yana durmaz.
  • Zorluğu unutmak: Yüksek oran, kolay pasların çokluğundan da gelebilir.
  • Mevkiyi ve takımı atlamak: Kısa paslı bir takımın orta sahası ile uzun toplu bir takımın stoperi aynı ölçekte değildir.
  • Tek maçtan karar vermek: Bir maçlık oran, rakibin baskısına ve skora fazlasıyla bağlıdır.
  • Ödülü görmezden gelmek: Tamamlanan her pas aynı değerde değildir; güvenli ama etkisiz paslar da oranı yükseltir.
  • Beklenen değeri kesin sanmak: xPass bir tahmindir; modelin tanımını, verisini ve örneklemini bilmeden farkı abartmayın.

Bu hataların ortak noktası, oranı bir cevap gibi okumaktır. Oysa pas isabet yüzdesi iyi bir başlangıç sorusudur: Hangi pasları denedi, ne kadar zordu, neyi değiştirdi? Bu üç soruyu sormadan verilen yargı, sayının gücünü değil sınırını gösterir.

Kaynaklar

Bu yazıdaki araştırma bulgularını aşağıdaki hakemli yayınlardan kontrol ettik:

Sıkça sorulan sorular

Yüzde kaç pas isabeti iyi sayılır?

Herkes için geçerli bir eşik yoktur. Oran; mevkiye, takımın oyun stiline, rakibin baskısına ve veri kaynağının pas tanımına göre değişir. Kısa paslarla oynayan bir takımın orta sahası için olağan bir değer, uzun topa dayalı bir takımın stoperi için olağan dışı olabilir. Bu yüzden oranı aynı kaynaktaki, aynı mevkideki oyuncularla ve mümkünse pas zorluğuyla birlikte karşılaştırın.

Pas isabeti ile pas başarı oranı aynı şey mi?

Türkçe yayınlar pas isabeti, pas başarı oranı ve pas tamamlama oranı terimlerini genellikle aynı anlamda kullanır: arkadaşa ulaşan pasların denenen paslara oranı. Fark terimde değil, tanımdadır. Bazı kaynaklar ortaları, uzun topları ya da duran topları hesaba katar, bazıları ayrı tutar. Bu nedenle iki sayıyı karşılaştırmadan önce hangi pasların sayıldığını kaynağın açıklamasından kontrol edin.

Taç atışı, korner ve serbest vuruşlar pas isabetine girer mi?

Kaynağa göre değişir. Örneğin Almanya birinci ligi verisiyle yapılan beklenen pas çalışmasında araştırmacılar taç atışlarını analizin dışında bıraktı, duran toplardan gelen pasları ise ayrı bir değişkenle işaretledi. Bazı istatistik sayfaları duran topları açık oyun paslarıyla birleştirir. Ceza sahasına giden paslar daha zor tamamlandığı için açık oyun oranını ayrı görmek daha adil bir karşılaştırma sağlar.

Kaleci için pas isabet yüzdesi nasıl yorumlanır?

Kalecide oran büyük ölçüde takım planına bağlıdır. Kale vuruşlarında uzun top tercih eden bir takımın kalecisi, maçı düşük bir isabetle bitirebilir; bu durum çoğu zaman beceri eksikliğini değil, seçilen planı gösterir. Kısa oyun kuran bir takımda ise oran yükselir, ama baskı altındaki paslara ayrıca bakmak gerekir. Kısa ve uzun dağıtımı ayrı tablolarda izlemek en doğru yoldur.

Futsal ve halı sahada pas isabeti aynı şekilde okunur mu?

Mantık aynıdır ama ölçek farklıdır. Küçük sahada mesafeler kısalır, rakip hep yakındadır ve paslar sık sık ilk ya da ikinci dokunuşta gelir. Araştırmalar ilk dokunuşta oynanan pasın ve pası atanın yakınındaki rakibin tamamlanma olasılığını düşürdüğünü gösteriyor. Bu yüzden büyük sahadaki oranları futsal ya da halı saha oranlarıyla karşılaştırmayın; her oyunu kendi içinde değerlendirin.

Pas isabeti antrenmanla yükseltilebilir mi?

Teknik tekrarlar pasın kendisini, yani topa vuruşu ve ilk kontrolü geliştirir. Ancak maç içindeki oran büyük ölçüde karar ve zamanlamaya bağlıdır. Topu almadan önce çevreyi tarama ile pası tamamlama arasında küçük ama olumlu bir ilişki bildiren çalışmalar var. Yine de hedef yalnız oranı yükseltmek olmamalı; çocuk zor pası denemekten çekinirse oran yükselir ama oyun gelişmez.

Bu yazıyı yapay zekâ ile özetleyin

Kullandığınız asistan bu rehberi okuyup sizin için kısaca özetlesin; yanıtında kaynak olarak bu sayfanın bağlantısı yer alır.

Asistanlar yanıtlarını kendileri üretir ve hata yapabilir. Ücret, kayıt ve sağlıkla ilgili kararlarda okulla ya da uzmanla doğrudan görüşün.

Reklamlar
Reklamlar
Paylaş WhatsApp X Facebook
İlgili yazılar

Bunları da okuyun

Tüm Futbolcu Analizi yazıları
Reklamlar

Örneğin: Kadıköy, ofsayt, yaş grupları

İstanbulAnkaraİzmirBursaAntalyaKocaeli

Çerez tercihleri

Tercihinizi sayfanın altındaki "Çerez tercihleri" bağlantısından her an değiştirebilirsiniz. Ayrıntılar: KVKK aydınlatma metni.