İçeriğe geç
Genel

Haftanın 11'i Nasıl Belirlenir? Puanlamada Hangi Kriterler Var?

Haftanın 11'i nasıl belirlenir? Tek resmî standart yok: editör, oylama ve puan algoritması yöntemlerini, kriterleri ve önyargıları örneklerle öğrenin.

Yazan
İçerik Editörü
Bölüm
22
Okuma
15 dk
Haftanın 11'i Nasıl Belirlenir? Puanlamada Hangi Kriterler Var?
Bu Yazıda Neleri Anlattık?
Kısa cevap 10 saniyede okunur

Haftanın 11'i nasıl belirlenir?

Haftanın 11'i için tek bir resmî standart yoktur. Seçimi yapan medya kuruluşu, veri şirketi, lig ya da topluluk kendi yöntemini seçer: editör oylaması, oyuncu puanlaması ya da ikisinin karışımı. Bu yüzden aynı hafta için farklı kaynaklarda farklı onbirler çıkar.

Bu bir özet. Ayrıntılar, örnekler ve sık sorulan sorular yazının devamında.21 bölüm · 15 dk okuma
FutbolOkulu.Net İçerik Editörü Cevabı paylaş

Yani "doğru" onbir diye bir şey yoktur. Yalnızca yöntemi açık olan ve olmayan listeler vardır. Okuyucunun işi, listenin arkasındaki yöntemi anlamaktır.

Haftanın 11'i için neden tek bir standart yok?

Çünkü kimse bu listeyi kural koyucu bir kurum olarak yayımlamıyor. Oyun kurallarını belirleyen kurum maçın nasıl oynanacağını söyler. Haftanın en iyi onbiri ise bir ödül ya da içerik ürünüdür. Ürünü yapan kuruluş kendi hedef kitlesine göre bir yöntem seçer.

Reklamlar

Bu yüzden amaçlar farklı olur. Bir haber sitesi tartışma yaratmak ister. Veri şirketi, kendi puanlama modelinin ne kadar iyi çalıştığını göstermek ister. Amatör bir lig ise katılımı ve motivasyonu artırmak ister. Her amaç farklı bir yöntemi doğurur.

Sonuç olarak bir listeye bakarken önce şu soruyu sorun: Bu liste kimin için ve neyi göstermek için var? Cevap, yöntemin sınırlarını da önceden söyler. Örneğin tartışma yaratmak isteyen bir liste cesur seçimler yapabilir. Doğruluk iddiası taşıyan bir liste ise ölçütlerini açıkça yazmalıdır. İki amaç arasındaki fark, listeye ne kadar güveneceğinizi belirler.

Haftanın 11'ini kimler seçer?

Seçimi yapanları beş geniş grupta toplayabiliriz. Gruplar kesin değildir; birçok kuruluş karma bir yöntem kullanır.

  • Editörler ve uzmanlar: Gazeteciler, yorumcular ya da bir uzman kurulu maçları izler ve listeyi oluşturur.
  • Taraftar ve okur oyları: Site ziyaretçileri aday listesinden oy verir.
  • Antrenör oyları: Bazı yarışmalarda teknik adamlar rakip oyunculara oy verir.
  • Algoritma ve veri puanı: Bir sistem her oyuncuya maç sonunda bir puan verir ve en yüksekleri seçer.
  • Karma yöntemler: Algoritma aday çıkarır, editör ya da oylama son kararı verir.

Bu yazı hangi kuruluşun hangi grupta olduğunu iddia etmez. Çünkü kuruluşlar yöntemlerini zaman içinde değiştirebilir. Ayrıca çoğu kuruluş yöntemini ayrıntılı yazmaz. Ayrıntısı yayımlanmayan bir yöntemi tahmin etmek yerine, yayımlananları aşağıda inceliyoruz.

Editör seçimi nasıl çalışır?

Editör seçiminin güçlü yanı bağlamı görmesidir. Bir editör, rakibin kalitesini, maçın önemini ve oyuncunun zor koşullardaki performansını değerlendirebilir. Hiçbir algoritma bunların hepsini aynı anda okuyamaz.

Zayıf yanı ise öznelliktir. Editör bütün maçları izleyemeyebilir. İzlediği maçlar da rastgele olmayabilir. Büyük maçlar daha çok ilgi çeker, bu yüzden büyük maçlardaki oyuncular listeye daha kolay girer.

Bir de aynı kişinin yıllar içinde benzer seçimler yapma eğilimi vardır. Birçok editör kendi tarzına uyan oyuncu tipini sever. Bu yüzden editör listesi, oyuncudan çok editörün bakışını da yansıtır.

Üstelik editör bir maçı canlı izlerken tekrar izleme şansına sahip olmayabilir. Hız, hafızayı seçici yapar. Bu yüzden son dakikalarda olan şeyler, ilk yarının sessiz katkısından daha çok akılda kalır.

Pratik sonuç şudur: Editör seçimi güzel bir yorum, ama ölçüm değildir. İyi uygulamada editör ölçütlerini kısaca yazar. Böylece okur listeyi daha adil okuyabilir.

Oylamayla seçim nasıl işler?

Oylamada bir grup insan aday listesinden ya da serbest olarak oyuncu seçer. En çok oy alanlar listeye girer. Yöntem basit ve katılımcıdır.

Avustralya'da bir eyalet federasyonunun yarışmasında yöntem tam olarak böyledir. Federasyonun açıklamasına göre antrenörler her maçta rakip takımdan üç oyuncu seçiyor ve bu oyuncular 3-2-1 mantığıyla oy alıyor. Federasyonun yazısı sezon ortası takımın nasıl oluştuğunu da anlatıyor: oyuncuları haftanın takımına kaç kez girdiklerine göre sıralıyor. Eşitlik olursa maç başına antrenör oyu, ardından forvet ve kaleciler için gol ya da yenen gol sayısı, orta saha ve savunma için kart sayısı devreye giriyor.

Dikkat çeken bir ayrıntı daha var: oy verenlerin hepsi rakip takımın antrenörüdür. Bu, kendi oyuncusunu kayırma riskini azaltır. Öte yandan antrenörün her rakibi aynı derinlikte izlemesi gerekir. Yani yöntem bir önyargıyı azaltırken başka bir sınır doğurur.

Bu örnek üç şeyi gösterir. Birincisi, oylama yönteminde rakip takımın oy kullanması mümkündür. İkincisi, eşitlik kuralları baştan yazılabilir. Üçüncüsü, kuralın kendisi sonucu etkiler. Aynı oylar farklı eşitlik kuralıyla farklı onbir verebilir.

Reklamlar

Algoritmik puanlama nasıl çalışır?

Algoritmik yöntemde bir sistem her oyuncuya maç sonunda bir puan verir. Ardından en yüksek puanlıları seçer. İnsan müdahalesi yok denecek kadar azdır.

Bir veri şirketi, kendi belgesinde böyle bir süreci adım adım anlatıyor. Belgeye göre sistem hafta sonunda tüm maçların oyuncu puanlarını alıyor. Önce her oyuncuya, sahada oynadığı gerçek dizilişe göre bir rol veriyor. Örneğin stoper ile sol bek farklı rol alıyor. Ardından birkaç yaygın diziliş için her role en yüksek puanlı oyuncuyu koyuyor. Bunu yaparken aynı takımdan en fazla üç oyuncuya izin veriyor. Son adımda her dizilişin ortalama puanını hesaplıyor ve en yüksek ortalamalı dizilişi haftanın takımı yapıyor. Belgenin ayrıntıları burada.

Belge, puan modelinin girdilerini ve ağırlıklarını açıklamıyor. Dolayısıyla puanın nasıl oluştuğu dışarıdan bilinmiyor. Bu, algoritmik yöntemlerin sık rastlanan bir özelliğidir: seçim mantığı şeffaf olabilir ama puan formülü kapalı kalabilir.

Algoritmik seçimin adımları neden önemlidir?

Yukarıdaki süreci bir kez daha, kısa bir akış olarak yazalım. Böylece her adımın sonuca etkisini daha rahat görürsünüz.

  1. Puan: Her oyuncu maç sonunda bir sayı alır.
  2. Rol: Oyuncu, oynadığı gerçek dizilişe göre bir role yerleşir.
  3. Seçim: Her rolün en yüksek puanlısı aday olur.
  4. Sınır: Aynı takımdan çok oyuncu girmesin diye sistem bir üst sınır koyar.
  5. Diziliş: Sistem en yüksek ortalamalı dizilişi seçer.

Her adım sonucu değiştirebilir. Rol adımında bir oyuncu "kanat" yerine "forvet" sayılırsa rekabet ettiği oyuncular değişir. Sınır adımında aynı takımın dördüncü iyi oyuncusu dışarıda kalır. Diziliş adımında ise iki farklı onbir arasında küçük ortalama farkı belirleyici olur.

Bu yüzden algoritma "tarafsız" görünse de tasarım tercihleri sonucu şekillendirir. Tarafsızlık, tercihlerin açık yazılmasıyla başlar.

Kriterler neler olabilir?

Kriterler yöntemden yönteme değişir. Aşağıdaki tablo, yaygın düşünülen girdileri ve her birinin sınırını özetliyor. Hangi kuruluşun hangisini kullandığını iddia etmiyoruz; yalnızca olası girdileri sıralıyoruz.

KriterNeden önemli?Sınırı
GolSkorun asıl belirleyicisiPenaltı ve tek şans abartabilir
AsistGole giden son pasAsist tanımı kaynağa göre değişir
KurtarışKalecinin etkisiŞut kalitesi bilinmeden yanıltır
Pas isabetiOyun kurma becerisiKolay paslar oranı şişirir
Top kapma ve müdahaleSavunma katkısıÇok müdahale kötü savunmanın göstergesi olabilir
Oynanan süreEtkinin süresiKısa sürede büyük katkı mümkündür
Oyuncu notuModelin özetiFormül çoğunlukla kapalıdır

Kriterlerin sırası da önemlidir. Bir sistem golü beş puan, kurtarışı bir puan yazarsa, hücum oyuncuları doğal olarak öne geçer. Sistem bunu dengelemek için kaleciye ya da savunmacıya ayrı bir ödül koyabilir. Katsayılar sonucu değiştirir; bu yüzden bir listenin neden öyle çıktığını anlamak için katsayıları görmek gerekir.

Tablodan çıkan genel ders şudur: hiçbir kriter tek başına yeterli değildir. İyi bir yöntem birkaç kriteri dengeler ve sınırlarını bilir.

Gol ve asist neden tek başına yetmez?

Gol ve asist en belirgin katkılardır. Bu yüzden yöntemler onları ağır tartar. Ancak futbolda bir sürü katkı rakama girmez.

Örneğin stoper bir maçta on top kazanabilir ve takımı sıfır golle bitirtebilir. Hiçbir gol katkısı olmayacaktır. Orta saha oyuncusu golün başlangıcını yapıp kenara çekilebilir. Onun adı da tabloya girmez.

Üstelik gol sayısı bir de şansa bağlıdır. Altı pas çizgisinden kaçan üç şans, uzaktan gelen tek bir şanslı golden daha iyi bir performans olabilir. Gol ve asistin sınırlarını gol katkısı yazısında ayrıntılı işliyoruz. Asistin kaynağa göre nasıl değiştiğini ise asist yazısında bulabilirsiniz.

Reklamlar

Oyuncu notu (derece) nasıl oluşur?

Oyuncu notu, bir maçtaki birçok olayı tek bir sayıya çevirir. Çoğu sistem sayıyı 10 üzerinden ya da benzer bir ölçekte verir. Hesabı sağlayıcıya göre farklıdır.

Genel mantık şöyledir: oyuncunun yaptığı olaylar (pas, şut, top kapma, düello, gol) olumlu ya da olumsuz bir katkı değeri alır. Sistem bu değerleri toplar ya da ağırlıklandırır. Ardından oyuncuyu aynı mevkideki ortalama bir oyuncuyla kıyaslayabilir. Ancak her sağlayıcının ağırlıkları farklıdır ve çoğu zaman paylaşmaz.

Bu nedenle aynı oyuncu iki sağlayıcıda farklı notlar alabilir. Ayrıca bir not, oyuncunun maçtaki rolünü de yansıtır. Savunmacı bir orta saha oyuncusu, forvetle aynı ölçekte not alıyorsa model ya bu farkı dengelemiştir ya da dengelememiştir. Bu yüzden notun arkasındaki yöntemi okumak gerekir. Şut kalitesini ölçen xG'yi bilmek, notları daha iyi yorumlamanıza yardımcı olur.

Mevkiler arasında adaleti nasıl kurarız?

Bu, haftanın 11'i seçiminin en zor sorusudur. Çünkü forvetin ölçülebilir katkısı (gol) ile stoperin ölçülebilir katkısı (gol yememek) aynı birimle ölçmeyiz.

Çözümlerden biri, mevki başına ayrı seçim yapmaktır. Yukarıda anlattığımız algoritmik yöntem tam böyle çalışıyor: her role ayrı oyuncu seçiyor. Böylece forvet ile stoper birbirine karşı yarışmıyor; kendi rolündeki rakiplerine karşı yarışıyor.

Diğer çözüm, puanı mevkiye göre normalize etmektir. Yani oyuncuyu kendi mevkisinin ortalamasıyla kıyaslarsınız. Üçüncü çözüm ise farklı mevkilere farklı kriter vermektir. Örneğin kaleci için kurtarış, forvet için gol ağırlıklı olur.

Örneğin kalecinin puanı hep düşük çıkıyorsa, sistem kurtarış sayısına fazla bağımlı olabilir. Zorlu bir maçta çok kurtarış yapan kaleci yüksek puan alır. Rahat bir maçta ise aynı kaleci hiç öne çıkamaz. Bu fark kalecinin kalitesinden değil, maçın akışından gelir. Kalecileri adil kıyaslamak için şut kalitesini hesaba katan ölçülere ihtiyaç vardır. Kaleci analizi yazısı bu yaklaşımı anlatıyor.

Hiçbir çözüm kusursuz değildir. Ama hangisinin seçildiğini bilmek, listenin adil olup olmadığını yorumlamanızı kolaylaştırır. Mevkilerin görevleri için mevkiler rehberimize bakabilirsiniz.

Diziliş ve takım sınırı seçimi nasıl etkiler?

Haftanın 11'i çoğu zaman belirli bir dizilişle gelir. Bu diziliş sabit olabilir ya da haftaya göre değişebilir. Sabit diziliş yöntemi basittir ama bazı oyuncuları dışarıda bırakır. Örneğin sabit 4-3-3'te üç hücum yeri varsa, haftanın dördüncü en iyi forveti listeye giremez.

Dizilişi veriye göre seçen yöntem ise her haftaya uyum sağlar. Algoritmik örnekte olduğu gibi, sistem birkaç dizilişi dener ve en yüksek ortalamayı verene karar verir. Bu yöntem daha esnektir, ama bir hafta 3-5-2, ertesi hafta 4-3-3 çıkması okuyucuya tutarsız görünebilir.

Takım sınırı da önemli bir tercihtir. Aynı takımdan çok oyuncu girmesini engelleyen bir üst sınır, listeyi çeşitlendirir. Sınır yoksa tek bir takımın şampiyonluk haftası listenin yarısını doldurabilir. Takım sınırının var olup olmadığını öğrenmek, listeyi yorumlarken işinize yarar.

Haftanın 11'i listelerinde hangi önyargılar olabilir?

Bütün seçim yöntemleri önyargı taşıyabilir. Önyargı kötü niyet anlamına gelmez; yöntemin doğal sonucudur. Aşağıdaki beş eğilim sık çıkar.

  • Gol yanlılığı: Golü olan oyuncu, golsüz ama daha etkili oyuncunun önüne geçer.
  • Görünürlük yanlılığı: Çok izlenen maçlardaki oyuncuları hatırlamak daha kolaydır.
  • Son an yanlılığı: Maçın son dakikalarındaki olay, tüm maçı gölgede bırakır.
  • Mevki yanlılığı: Hücum oyuncuları savunmacılardan daha çok öne çıkar.
  • Alışkanlık yanlılığı: Daha önce listeye girmiş oyuncu yeniden girmeye daha yatkın olur.

Bir eğilimi görmek için basit bir deney yapabilirsiniz. Bir kaynağın son on listesini alıp mevkilere göre sayın. Forvet ve orta saha sayısı savunmanın çok üstündeyse, kaynak hücum oyuncusunu daha sık seçiyor demektir. Bu deney kesin hüküm vermez, ama yönü gösterir. Aynı deneyi oyuncuların takımlarına göre de yapabilirsiniz: listeler birkaç büyük takımın oyuncularıyla mı doluyor, yoksa daha geniş bir dağılım mı var? Dağılım dar ise görünürlük yanlılığı güçlü olabilir. Dağılım genişse yöntem daha dengeli çalışıyor olabilir. Her iki durumda da bu yalnızca bir ipucudur, kesin bir kanıt sayılmaz.

Bu eğilimler, listeyi hazırlayan kuruluşun bilerek koyduğu şeyler değildir. Ama iyi yöntem, bu eğilimleri azaltmaya çalışır. Mevki başına ayrı seçim ve açık kriterler bu amaca hizmet eder.

Yaratıcı oyuncuların rakamlara yansımayan katkısı özellikle tartışma yaratır. Bu konuya Florian Wirtz analizi ve Arda Güler'in oyun analizi iyi birer örnek sunar.

Reklamlar

Haftanın 11'inde şeffaflık neden önemlidir?

Şeffaflık, listeyi bir görüş yazısından ölçülebilir bir ürüne çevirir. Yöntemini yazan kuruluş, hatalarını da görünür kılar. Okur "bu oyuncu neden girdi?" diye sorduğunda cevap hazır bulunur.

Şeffaflık üç düzeyde olabilir. Birinci düzey, yöntemin türünü söylemektir: editör, oylama ya da algoritma. İkinci düzey, kriterleri sıralamaktır. Üçüncü düzey, ağırlıkları ve eşitlik kurallarını yazmaktır. Üçüncü düzeye her kuruluş ulaşmaz, ama güveni en çok artıran düzey odur.

Pratikte şeffaflık küçük bir not kadar basit olabilir. Listenin altına "seçim yöntemi: editör oylaması; kriterler: gol, asist, savunma katkısı, takım oyunu" yazmak yeterlidir. Bu iki satır, okurun listeyi doğru bağlamda okumasını sağlar. Üstelik yöntem değişirse notun değişmesi, geçmiş listelerle yeni listeleri karıştırmayı önler.

Şeffaflığın bir maliyeti de vardır. Formülü açıklayan kuruluş, oyuncuları ve menajerleri formüle göre oynamaya yönlendirebilir. Bu risk, kapalı tutulan formüllerin olası nedenlerinden biridir. Okur olarak bizim görevimiz, kapalı formülün yarattığı belirsizliği de listenin sınırı olarak kabul etmektir.

Haftanın 11'ini video ile nasıl sınarız?

Bir liste size ilginç gelirse videoyla sınayabilirsiniz. Sınama basit bir sıra izler. Önce listedeki beklenmedik bir ismi seçin. Ardından o oyuncunun maçını izleyin. Oyuncunun kararlarına, baskı altında verdiği pas kalitesine ve topsuz davranışına bakın.

Üçüncü adımda listeye girmeyen ama aklınıza gelen bir oyuncuyla kıyaslayın. İki oyuncunun katkısını aynı üç soruyla ölçün: Takımın oyununu ne kadar iyileştirdi? Hata yaptı mı? Rakibin planını bozdu mu?

Not alırken somut olun. "İyi oynadı" yerine "üç kez baskı altında doğru pas verdi" yazın. Somut not, sonradan farklı listeleri karşılaştırmanızı kolaylaştırır.

Bu sınama kesin sonuç vermez, ama listeyi eleştirel okumayı öğretir. Ayrıca antrenör olarak kendi oyuncularınıza da aynı soruları sorabilirsiniz. Böylece liste, tartışmayı bitiren bir araç olmaktan çıkar ve öğretici bir sohbete dönüşür.

Haftanın 11'i listesi ile fantezi ya da oyun takımı aynı mıdır?

Hayır, birbirinden bağımsız olabilir. Fantezi ya da oyun takımları kendi puan kurallarına bağlıdır. O kuralların amacı oyuncuyu eğlendirmek ve oyuna katılımı artırmaktır. Haftanın 11'i ise genellikle performansı özetleme amacı taşır.

Dolayısıyla bir oyuncu fantezi puanında yüksek çıkıp haftanın 11'ine girmeyebilir. Tersi de olabilir. İki sistem farklı kuralları ve farklı hedefleri izler. Aynı konuda asist kuralının nasıl ayrışabildiğini gol katkısı yazısında göstermiştik.

Üstelik oyun puanı katsayıları oyunun dengesi ve eğlencesi düşünülerek konur. Bu katsayılar, gerçek performansın tam resmi olmak zorunda değildir. Gerçek performansı anlamak isteyen okur, oyun puanından çok maçın kendisine ve temel istatistiklere bakmalıdır.

Burada bir kural işe yarar: bir listeye bakarken önce amacı sorun. Amaç eğlence ise puanın tuhaf olması normaldir. Amaç performansı özetlemekse yöntemin tutarlı olması beklenir. Yani aynı oyuncu hakkında iki listenin farklı çıkması çoğu zaman bir çelişki değil, amaç farkıdır.

Bu ayrımı bilmek, "neden benim seçtiğim oyuncu listede yok?" sorusuna sakin bir cevap verir. Listenin amacı ve yöntemi farklıdır; dolayısıyla karşılaştırma yaparken iki sistemi aynı ölçüye koymamak gerekir.

Haftanın 11'i ile maçın adamı arasındaki fark nedir?

Maçın adamı tek bir maçtaki en iyi oyuncudur. Haftanın 11'i ise bütün haftanın en iyi onbir oyuncusudur. İkisinin soruları farklıdır.

Maçın adamı seçiminde aynı maça bakan bir panel ya da bir sistem vardır. Haftanın 11'inde ise farklı maçlardan oyuncuları birbirine kıyaslamanız gerekir. Bu kıyas zorlaşır, çünkü rakip kalitesi, maçın temposu ve skor akışı maçtan maça değişir.

Üstelik haftanın 11'inde mevki dengesi gerekir. Maçın adamı sadece en yüksek puanlı oyuncudur. Onbirde ise bir kaleci, savunmacılar, orta saha ve hücumcular olmalıdır. Maçın adamının nasıl seçildiğini ayrı bir yazıda anlattık.

Reklamlar

"Hafta" ne demek? Ertelenen maçlar listeyi nasıl etkiler?

Hafta kavramı kuruluşa göre değişebilir. Bir kuruluş lig haftasını, yani aynı numaralı maç turunu esas alır. Başka bir kuruluş takvim haftasını esas alır. İki yaklaşım ertelenen maçlar yüzünden farklı sonuç verebilir.

Algoritmik örnekte sistem puanları, turdaki tüm maçlar bittikten sonra yeniden hesaplıyor ve haftanın takımı hemen ardından hazır oluyor. Bu mantıkta ertelenen bir maç, haftanın takımını geciktirebilir. Sistem yalnızca tur bazlı yarışmaları destekliyor; eleme turlarını ve play-off'ları kapsamıyor.

Pratik sonuç şu: erteleme, hafta tanımı ve kupa maçlarının dahil olup olmadığı listeyi etkiler. Bu bilgi listenin altındaki açıklamada yazmıyorsa, listeyi "yaklaşık" bir seçim olarak okuyun.

Örnek bir puanlama nasıl çalışır?

Şimdi tamamen kurgusal bir örnek kuralım. Aşağıdaki puanlama hiçbir kuruluşun yöntemi değildir; yalnızca mantığı göstermek için uydurduğumuz basit bir sistemdir.

Olay (örnek)Puan (örnek)
Gol5
Asist3
Kurtarış1
Maçı gol yemeden bitirme (savunma ve kaleci)2
Kazanılan düello0,5

Kurgusal Oyuncu A bir gol attı ve bir düello kazandı: 5 + 0,5 = 5,5 puan. Kurgusal Oyuncu B bir asist yaptı ve takımı gol yemeden bitirdi: 3 + 2 = 5 puan. Kurgusal Oyuncu C beş kurtarış yaptı ve kalesini kapattı: 5 + 2 = 7 puan.

Şimdi bir de katsayıları değiştirelim. Golü 4, asisti 4, kurtarışı 0,5 ve gol yememeyi 1 yapalım; düelloyu 0,5 bırakalım. Bu durumda A 4,5; B 5; C 3,5 puan alır. Sıralama tamamen değişir: B birinci, A ikinci, C üçüncü olur. Hiçbir oyuncu farklı oynamadı; yalnızca değer yargısı değişti.

İlk sistemde C kazanır. Fakat sistem kaleciyi hücum oyuncularının önüne çıkarmış olabilir. Katsayıları değiştirirseniz sıralama değişir. Bu örnek, her puanlama sisteminin bir değer yargısı taşıdığını gösterir.

Kendi haftanın 11'inizi nasıl kurarsınız?

Kendi takımınız, okul ligi ya da arkadaş grubunuz için basit bir yöntem kurabilirsiniz. Önce amacı yazın: motivasyon mu, analiz mi, eğlence mi?

  1. Kriterleri seçin. En fazla beş kriter yeter: gol, asist, kurtarış, savunma katkısı, takım oyunu.
  2. Her kriteri tanımlayın. Örneğin asist için "golden önceki son pas" yazın.
  3. Mevki dengesini belirleyin. Her mevki için en az bir yer ayırın.
  4. Oy mu, puan mı? Aynı yöntemi bütün hafta kullanın.
  5. Eşitlik kuralını yazın. Eşit puanda hangi ölçüt öne geçer?
  6. Yöntemi paylaşın. Kriterleri liste ile birlikte yayımlayın.

Başlangıç için çok basit bir puan tablosu yeterlidir. Örneğin gol 3, asist 2, kurtarış 0,5, gol yememe 1 ve takım oyunu için antrenörün vereceği 0 ile 2 arası bir puan seçebilirsiniz. Önemli olan tabloyu maçtan önce belirleyip herkese göstermektir. Puan tablosunu maçtan sonra değiştirmek, adaleti zedeler.

Bu altı adımı izlerseniz tartışma azalır. Çünkü herkes listenin neden öyle olduğunu bilir. Eşitlik kuralı için fikir almak isterseniz, turnuvalarda eşitliğin nasıl bozulduğunu puan eşitliği yazısında görebilirsiniz.

Altyapıda haftanın 11'i yapmak doğru mu?

Çocuk futbolunda dikkatli olmak gerekir. Bir çocuğu "haftanın en iyisi" yapıp diğerlerini dışarıda bırakmak, motivasyonu bozabilir. Küçük yaşta oyuncuların gelişimi çok farklı hızda ilerler.

Çocuk gelişim açısından bakıldığında, sonuç odaklı ödüller küçük yaşta çok sınırlı bir ölçüt sunar. Gol atmak, takımın dizilişine, çocuğun mevkisine ve rakibin kalitesine bağlıdır. Çocuğun kontrol edemediği şeyler için ödüllendirilmesi ya da ödüllendirilmemesi adaletsizlik hissi yaratır.

Bu yüzden altyapıda sonuca değil davranışa dayalı bir tanım daha uygundur. Örneğin "bu hafta en çok çaba gösteren", "en çok takım arkadaşına yardım eden" ya da "en sportmen davranan" gibi ölçütler seçebilirsiniz. Böylece her çocuğun listeye girme şansı olur.

Ayrıca listeyi rotasyonla yapabilirsiniz. Her hafta farklı bir çocuğu "haftanın oyuncusu" seçersiniz. Ebeveynler için de açık bir kural yazmak gerekir; aksi halde sürtüşme çıkar. Aile tutumu için ebeveyn baskısı yazısı yararlı bir kaynaktır. Veri kullanımı konusunda maç analizi rehberi başlangıç noktası sunar.

Bir haftanın 11'i listesine güvenmeden önce neye bakmalı?

Bir listeyi paylaşmadan ya da tartışmadan önce şu kontrol listesini kullanabilirsiniz. Her soru, yöntemin açıklığını sınar.

  • Yöntem yazılı mı? Editör mü, oylama mı, algoritma mı?
  • Kriterler ve ağırlıklar açık mı?
  • Hafta tanımı belli mi, kuruluş ertelenen maçlara nasıl davranıyor?
  • Mevki dengesine dikkat ediyor mu?
  • Aynı takımdan en fazla kaç oyuncu girebilir?
  • Eşitlik kuralı var mı?
  • Liste, yöntemi bilmeyen birine bile adil geliyor mu?

Bu yedi sorunun çoğuna cevap veren bir liste güvenilir bir yöntem kurmuştur. Cevap vermeyen liste ise bir görüş yazısı gibi okunmalıdır. Zaten yöntemini açık yazan kuruluşa itiraz etmek de kolaydır; bu da kaliteyi artırır.

Çocuğunuza uygun bir futbol ortamı ararken antrenörün oyuncuları nasıl değerlendirdiğini sormak için İstanbul futbol okulları sayfasına göz atabilirsiniz. Şut kalitesini görselle okumak isterseniz şut haritası yazısı iyi bir tamamlayıcıdır.

Sıkça sorulan sorular

Haftanın 11'i için resmî bir kural var mı?

Hayır. Haftanın 11'i için tek bir resmî standart yoktur. Seçimi yapan medya kuruluşu, veri şirketi, lig ya da topluluk kendi yöntemini seçer. Bu yöntem editör oylaması, taraftar oyu, antrenör oyu ya da puan algoritması olabilir. Bu yüzden aynı hafta için farklı listeler çıkar.

Haftanın 11'inde en çok hangi kriterler kullanılır?

Yaygın kriterler gol, asist, kurtarış, pas isabeti, top kapma, oynanan süre ve oyuncu notudur. Hangi kuruluşun hangisini kullandığı değişir. Çoğu yöntem birkaç kriteri dengeler. Hiçbir kriter tek başına yeterli değildir, çünkü her birinin sınırı vardır ve mevkiye göre etkisi farklıdır.

Haftanın 11'ini algoritma mı belirlemeli, editör mü?

İkisinin de güçlü ve zayıf yanı vardır. Editör bağlamı görür ama özneldir ve her maçı izleyemeyebilir. Algoritma tutarlıdır ama puan formülü kapalı olabilir. Pek çok kuruluş ikisini karıştırır. Önemli olan yöntemin açıkça yazılmış olmasıdır. Yöntemi açık yazan listeler bu yüzden daha değerlidir. Ayrıca ikisinin bir arada kullanılması da yaygındır.

Aynı haftanın 11'i neden farklı sitelerde farklı çıkıyor?

Çünkü kriterler, ağırlıklar, hafta tanımı, diziliş tercihi ve takım sınırı kuruluştan kuruluşa değişir. Puan veren sistemlerin formülü de farklıdır. Küçük bir ağırlık farkı bile sıralamayı değiştirebilir. Bu fark hata değil, yöntem farkıdır. Yöntemini yazan kaynağı seçmek yanılma payını azaltır. Hafta tanımı da sonucu değiştirir.

Haftanın 11'inde mevki dengesi nasıl sağlanır?

Çözümlerden biri her mevki için ayrı seçim yapmaktır. Böylece forvet ile stoper birbirine karşı yarışmaz, kendi rolündeki rakiplerine karşı yarışır. Diğer çözümler puanı mevkiye göre normalize etmek veya farklı mevkilere farklı kriterler vermektir. Hiçbir çözüm kusursuz değildir. Yöntem bilgisi yoksa listeyi görüş olarak okuyun. Bu seçim, listenin adil olup olmadığını etkiler.

Çocuk futbolunda haftanın 11'i yapmak doğru mu?

Dikkatli yapılmalıdır. Bir çocuğu en iyi ilan etmek diğerlerinin motivasyonunu bozabilir. Sonuç yerine çaba, takım oyunu ve sportmenlik gibi davranışlara dayanan ölçütler daha uygundur. Listeyi her hafta farklı çocuklarla döndürmek ve kuralı baştan açıkça yazmak sürtüşmeyi azaltır. Çocuklarla çalışırken kuralı baştan paylaşın.

Bu yazıyı yapay zekâ ile özetleyin

Kullandığınız asistan bu rehberi okuyup sizin için kısaca özetlesin; yanıtında kaynak olarak bu sayfanın bağlantısı yer alır.

Asistanlar yanıtlarını kendileri üretir ve hata yapabilir. Ücret, kayıt ve sağlıkla ilgili kararlarda okulla ya da uzmanla doğrudan görüşün.

Reklamlar
Paylaş WhatsApp X Facebook
İlgili yazılar

Bunları da okuyun

Tüm Genel yazıları
Reklamlar

Örneğin: Kadıköy, ofsayt, yaş grupları

İstanbulAnkaraİzmirBursaAntalyaKocaeli

Çerez tercihleri

Tercihinizi sayfanın altındaki "Çerez tercihleri" bağlantısından her an değiştirebilirsiniz. Ayrıntılar: KVKK aydınlatma metni.