İçeriğe geç
Futbol Kuralları

Penaltıyı Kim Atar? Penaltıcıyı Teknik Direktör mü, Kaptan mı Belirler?

Penaltıyı kim atar? Kural 14 yalnız atıcının belli olmasını ister. Kaptanın yetkisi, yanlış atıcı cezası ve seri penaltı sırasını öğrenin.

Yazan
İçerik Editörü
Bölüm
21
Okuma
15 dk
Penaltıyı Kim Atar? Penaltıcıyı Teknik Direktör mü, Kaptan mı Belirler?
Bu Yazıda Neleri Anlattık?
Kısa cevap 10 saniyede okunur

Penaltıyı kim atar?

Sahadaki oyunculardan herhangi biri penaltı atabilir, yeter ki atıcı açıkça belirlenmiş olsun. Oyun Kuralları, atıcıyı seçme yetkisini ne kaptana ne de teknik direktöre verir. Bu yüzden seçim takımın kendi kararıdır ve çoğu takımda teknik ekip maçtan önce bir penaltı sırası hazırlar.

Bu bir özet. Ayrıntılar, örnekler ve sık sorulan sorular yazının devamında.20 bölüm · 15 dk okuma
FutbolOkulu.Net İçerik Editörü Cevabı paylaş

Bu yazı tam olarak bu ayrımı ele alıyor: kuralın istediği tek şart ile takımın kendi içinde verdiği karar arasındaki fark. Ardından seri penaltıda sıranın nasıl işlediğine, kimlerin vuruş yapamayacağına ve çocuk takımlarında adil bir düzenin nasıl kurulabileceğine bakıyoruz. Atıcının topu kaleye göndermek yerine pas vermesi ise ayrı bir sorudur; onu penaltıda takım arkadaşına pas vermek yazısında ayrıntılı anlattık.

Kural 14 atıcı hakkında tam olarak ne söylüyor?

IFAB'ın yayımladığı Oyun Kuralları'nda penaltı vuruşu Kural 14'te yer alır. Atıcıya dair ana hüküm tek cümledir: penaltıyı kullanacak oyuncu açıkça belirlenmiş olmalıdır. Kural, bu oyuncunun mevkisini, kaptan olup olmadığını ya da faulü kimin yediğini sormaz. Yani kural "kim" sorusuna değil, "belli mi" sorusuna bakar.

Reklamlar

Kural 14'ün geri kalanı vuruşun düzenini anlatır. Top penaltı noktasında durur. Kaleci, vuruş anına kadar kale çizgisinde, atıcıya dönük ve direklerin arasında kalır. Ceza sahasında yalnız atıcı ile savunan takımın kalecisi bulunur. Diğer oyuncular ise penaltı noktasından en az 9,15 metre uzakta, noktanın gerisinde ve ceza sahasının dışında bekler.

Ardından hakem, oyuncular yerini alınca vuruş işaretini verir. İşaret geldikten sonra atıcı vuruşu yapmak zorundadır. Bu ayrıntı önemlidir, çünkü atıcı tartışmasının yeri işaretten öncesidir. Kuralın tamamını Türkçe okumak isteyenler TFF'nin yayımladığı güncel Oyun Kuralları kitapçığına bakabilir. Kural metni her sezon güncellenebildiği için en yeni sürümü esas almak gerekir.

Atıcının "açıkça belirlenmiş" olması ne demek?

Kural, belirlemenin biçimini tarif etmez. Hakeme yazılı bildirim, isim listesi ya da özel bir işaret istemez. Pratikte topu noktaya koyan ve vuruş için geride bekleyen oyuncu, atıcı olarak görünür hale gelir. Asıl amaç, kalecinin ve hakemin kime karşı durduğunu bilmesidir.

Bu şartın mantığı adil oyun ilkesidir. Örneğin bir oyuncu topun başında beklerken son anda başka biri koşup vurursa kaleci yanılır. Kural bu yüzden "sürpriz atıcı" hilesine kapıyı kapatır. Öte yandan takıma karar için alan bırakır; işaretten önce oyuncular kendi aralarında kısa bir konuşma yapabilir.

Sahada atıcıyı belli eden tipik görüntüler şunlardır:

  • topu alıp penaltı noktasına yerleştirmek,
  • koşu mesafesine geçip vuruş için beklemek,
  • takım arkadaşlarının ceza sahasının dışına çıkması,
  • hakemin işaret vermeden önce atıcıya dönmesi.

Bunlar kural maddesi değil, sahadaki olağan görüntüdür. Belirsizlik varsa onu çözmenin en doğru anı, hakemin işaretinden öncesidir. Ayrıca bu karar ne kadar erken netleşirse takımın üzerindeki gerginlik de o kadar azalır.

Belirlenen atıcı yerine takım arkadaşı vurursa ne olur?

Kural 14 bu durumu açıkça düzenler. Hakemin işaretinden sonra belirlenen atıcı yerine bir takım arkadaşı vuruşu yaparsa hakem oyunu durdurur. Ardından vuruşu yapan oyuncuya sarı kart gösterir ve oyunu savunan takım lehine dolaylı serbest vuruşla başlatır. Top kaleye girse bile bu karar değişmez.

Ceza sert görünebilir, ama nedeni açıktır. Kaleci hazırlığını belirli bir atıcıya göre yapar; atıcıyı son anda değiştirmek rakibi aldatmaya yöneliktir. Dolayısıyla kural, tekrar yerine topu doğrudan rakibe verir. Üstelik vuran oyuncu da sarı kart görür. Aşağıdaki tablo, atıcıyla ilgili başlıca durumları bir arada gösterir.

DurumHakemin kararı
Belirlenen atıcı vurur ve gol olurBaşka ihlal yoksa gol geçerlidir
İşaretten sonra takım arkadaşı vurur ve gol olurGol geçersiz; vurana sarı kart, rakibe dolaylı serbest vuruş
İşaretten sonra takım arkadaşı vurur ve top dışarı giderAynı karar: vurana sarı kart, rakibe dolaylı serbest vuruş
Hakem tekrar ister, takım başka bir atıcı seçerSerbesttir; yeni atıcı da açıkça belli olmalıdır
Atıcı topu geriye doğru vururGol olsa da olmasa da rakibe dolaylı serbest vuruş
Takım atıcı tartışmasıyla vuruşu uzatırHakem, oyunun yeniden başlamasını geciktirme nedeniyle sarı kart gösterebilir
Reklamlar

Penaltıyı kim atar kararında kaptanın yetkisi var mı?

Kural 3, her takımın sahada kol bandı takan bir kaptanı olmasını ister. Aynı kural, kaptanın özel bir statüsü ya da ayrıcalığı olmadığını da söyler. Kaptan yalnız takımının davranışından bir ölçüde sorumludur. Bu yüzden penaltıyı kim atar sorusunda kaptanın kuraldan gelen bir son söz hakkı yoktur.

Ancak bu, kaptanın rolsüz olduğu anlamına gelmez. Sahada oyuncular teknik ekibin sesini her zaman duyamaz; böyle anlarda kaptan önceden konuşulan planı hatırlatabilir. Ayrıca bazı organizasyonlar IFAB'ın "yalnız kaptan" yönergesini uygular. Bu yönergede hakemle konuşma görevi kaptana düşer; kaleci kaptansa takım, hakemle konuşacak saha oyuncusunu hakeme bildirir.

Kaptanlığın kuraldaki yeri ve bandın kime geçtiği konusunu futbolda kaptan bandını kim takar yazısında ayrıca ele aldık. Burada akılda tutmanız gereken nokta şudur: kaptan bandı, penaltı topunu kendiliğinden kaptana vermez.

Teknik direktör penaltıcıyı kuraldan gelen bir yetkiyle mi seçer?

Oyun Kuralları teknik direktörü, takım listesinde adı yazan takım yetkilileri arasında sayar. Ancak kurallarda teknik direktöre "penaltıcıyı sen seç" diyen bir hüküm yoktur. Teknik direktörün bu konudaki ağırlığı kuraldan değil, takımın iç düzeninden gelir. Kulüpler, akademiler ve milli takımlar bu düzeni kendileri kurar.

Uygulamada sık görülen yol, teknik ekibin maçtan önce bir atıcı sırası hazırlamasıdır. Böylece penaltı anında saha içinde pazarlık olmaz. Öte yandan bazı takımlar son kararı sahadaki oyunculara bırakır; örneğin o gün kendini hazır hisseden oyuncunun öne çıkmasına izin verir. İki yöntem de kurala uygundur, çünkü kural yalnız atıcının belli olmasını ister.

Takım hangi yöntemi seçerse seçsin, önemli olan herkesin aynı planı bilmesidir. Teknik direktör ile antrenörün görev ayrımını merak ediyorsanız teknik direktör ile antrenör arasındaki fark yazısına göz atabilirsiniz. Orada karar zincirinin takım içinde nasıl işlediğini daha geniş bir çerçevede bulabilirsiniz.

Yani penaltıyı kim atar sorusunun iki katmanı vardır. Birinci katman kuraldır ve tek şart koyar: atıcı belli olmalıdır. İkinci katman takımın kendi düzenidir ve burada teknik direktör, kaptan ve oyuncular birlikte rol alır. Bu iki katmanı karıştırmak, tribünde ve sahada yaşanan tartışmaların çoğunun kaynağıdır. Örneğin "kaptan atmalıydı" ya da "hakem buna izin vermemeliydi" gibi yorumlar, kuralın aslında hiç düzenlemediği bir alana kural varmış gibi bakar. Ayrıca bu ayrımı bilen bir oyuncu, maç anında hakemle değil takım arkadaşlarıyla konuşması gerektiğini de bilir.

Maç öncesi penaltıcı sırası neden önemlidir?

Penaltı, maçın en beklenmedik anında çıkabilir. Atıcı o sırada yorgun, sakat ya da oyun dışında olabilir. Bu yüzden tek bir isimle yetinen takım, kritik anda hazırlıksız kalır. Sıralı bir plan ise kararı önceden verir ve sahadaki gerginliği azaltır.

Pek çok takım planını şu basamaklarla kurar:

  1. Birinci atıcı: maçın başında sahada olan ve görevi üstlenmeye istekli oyuncu.
  2. İkinci ve üçüncü atıcı: birinci atıcı oyundan çıkarsa ya da sakatlanırsa devreye girecek isimler.
  3. Kaçırma durumu: aynı maçta ikinci penaltı çıkarsa atıcının değişip değişmeyeceği.
  4. Sahadaki hatırlatıcı: planı hızlıca hatırlatacak kaptan ya da bir lider oyuncu.
  5. Seri penaltı listesi: maç içi sıradan ayrı, uzatmaların sonuna kadar güncellenen aday listesi.

Bu basamaklar bir kural gereği değildir; takımın kendi düzenidir. Yine de yazılı bir plan, tartışmayı sahaya taşımadan önce bitirir. Hatta oyunculara "hazır değilim" deme alanı da tanır, çünkü sıradaki isim zaten bellidir.

Reklamlar

Maç içi penaltı planını antrenmanda nasıl prova edebilirsiniz?

Plan kâğıt üzerinde kalırsa sahada unutulabilir. Bu yüzden bazı antrenörler, penaltı anını maç benzeri bir durakla prova eder. Amaç vuruş tekniğini çalışmak değil, karar anını alıştırmaktır. Oyuncular, düdük çaldığında kimin topa yürüyeceğini düşünmeden bilmelidir.

Basit bir prova şu adımlarla kurulabilir:

  1. Antrenör küçük bir oyunu aniden durdurur ve penaltı ilan eder.
  2. Birinci atıcı topu alır, diğer oyuncular ceza sahasının dışına çıkar.
  3. Antrenör bazen "birinci atıcı oyundan çıktı" der ve ikinci atıcının öne çıkmasını bekler.
  4. Kaptan, planı tek cümleyle hatırlatır; tartışma ya da pazarlık olmaz.
  5. Prova, vuruş ve kısa bir değerlendirmeyle biter.

Bu prova birkaç dakika sürer, ama maçtaki gerginliği belirgin biçimde azaltabilir. Üstelik çocuk takımlarında herkesin bir kez "birinci atıcı" rolünü denemesi, sorumluluk duygusunu yayar. Öte yandan antrenör, provayı yorgunluk altında yapmayı da deneyebilir; böylece oyuncular kararı zor koşullarda da hatırlar.

Provada önemli bir ayrıntı da sözlü iletişimdir. Atıcı topu aldığında takım arkadaşlarına kısa bir işaret verir, kaleci rolündeki oyuncu ise yerini alır. Ardından antrenör yalnız iki soru sorar: Atıcı belli miydi, karar hızlı mıydı? Bu iki soru, kuralın istediği şart ile takımın ihtiyacı arasındaki bağı her seferinde hatırlatır.

Belirlenen penaltıcı sahada değilse ne olur?

Atıcı yalnız o anda sahada oynayan oyuncular arasından çıkar. Oyundan alınan, kırmızı kart gören ya da yedek kulübesinde bekleyen bir oyuncu penaltıyı kullanamaz. Bu yüzden maç içinde yapılan her değişiklik, atıcı planını da etkiler. İyi hazırlanan takım, değişiklik yaptığında sıradaki atıcının kim olduğunu da bilir.

Kurallar bu konuda ayrı bir sıralama istemez. Birinci atıcı yoksa hangi oyuncunun vuracağı yine takımın kararıdır. Ancak kararın uzaması, hakemin gözünde oyunu geciktirme olarak görünebilir. Dolayısıyla yedek planın önceden konuşulması, hem sportif hem disiplin açısından işe yarar.

Bir diğer pratik nokta da sakatlıktır. Penaltıyı kazanan ya da atıcı olarak belirlenen oyuncu sakatlık nedeniyle tedavi görüyorsa takım onun dönmesini beklemek yerine başka bir oyuncuyla devam edebilir. Bu noktada karar, sağlık ekibinin değerlendirmesiyle uyumlu olmalıdır; sakat oyuncuyu vuruş için zorlamak doğru değildir.

Penaltı tekrar edilirse atıcı değişebilir mi?

Evet. IFAB'ın Kural 14 sayfasındaki soru cevap bölümü bunu açıkça söyler: tekrar gereken bir penaltıda takım atıcıyı değiştirebilir, yeter ki yeni atıcı da açıkça belirlenmiş olsun. IFAB'ın örneklerinden biri şöyledir: kaleci vuruşu kurtarır, fakat kalecinin ihlali nedeniyle hakem tekrar ister ve hücum eden takım başka bir oyuncuyla vurmak ister. IFAB bu senaryoda da aynı şartı koyar.

Tekrar kararının hangi ihlallerle ortaya çıktığı ayrı bir konudur. Kalecinin çizgiden erken çıkması ya da oyuncuların ceza sahasına erken girmesi gibi durumları penaltı tekrarı hangi durumlarda verilir yazısında topladık. Burada tek ilke geçerlidir: atıcı değişebilir, ama belirsizlik kalamaz.

Pratik açıdan bu kural, ikinci atıcının hazır olmasının bir nedenidir. İlk vuruşu kaçıran oyuncu tekrar için kendini hazır hissetmeyebilir. Öte yandan bazı oyuncular ikinci şansı ister. Bu kararı anında vermek zordur; bu yüzden takımın önceden bir eğilimi olması işi kolaylaştırır.

Reklamlar

Saha içinde penaltı tartışması çıkarsa hakem ne yapar?

Hakem atıcıyı seçmez; bu karar takımındır. Hakemin işi, kurala uygun bir vuruş ortamı sağlamaktır. Tartışma uzarsa Kural 12 devreye girebilir, çünkü oyunun yeniden başlamasını geciktirmek sarı kart gerektiren ihlaller arasındadır. Hakeme sözle ya da hareketle itiraz etmek de aynı listede yer alır.

Ayrıca Kural 12'deki centilmenlik dışı davranış başlığı, oyuna saygısızlık gösteren davranışları da kapsar. Kartın gerekip gerekmediğine hakem kendi takdiriyle karar verir. Hakemin gözünde tartışmayı sorun haline getiren davranışlar genellikle şunlardır:

  • topu takım arkadaşının elinden zorla almak,
  • atıcı konusunda hakeme dönüp itiraz etmek,
  • vuruşu bilerek geciktirmek,
  • rakibe ya da seyirciye dönük kışkırtıcı hareketler yapmak.

Kısa bir göz teması ya da tek cümlelik bir konuşma ise sorun değildir. Sorun, tartışmanın oyunu bekletmesi ve takımın görüntüsünü bozmasıdır. Bu yüzden atıcı kararını sahaya bırakmamak, hakemle çıkabilecek gereksiz gerginliği de önler.

Gerçek bir penaltı tartışmasını takım nasıl çözdü?

Penaltıcı tartışmalarının en çok konuşulan örneklerinden biri 17 Eylül 2017'de Fransa birinci liginde ortaya çıktı. Paris Saint-Germain'in Lyon'u 2-0 yendiği maçta Edinson Cavani ile Neymar, penaltıyı kimin kullanacağı konusunda sahada tartıştı. Topu sonunda Cavani kullandı, ancak Lyon kalecisi Anthony Lopes vuruşu kurtardı.

Takım konuyu kısa sürede kendi içinde çözdü. Yaklaşık iki hafta sonra oynanan ve 6-2 biten Bordeaux maçında penaltıyı Neymar kullandı ve gol attı. Takım arkadaşı Thomas Meunier, bu kararı teknik direktörle önceden konuştuklarını ve başka bir penaltı çıksaydı sıranın Cavani'de olacağını söyledi.

Örnekten çıkan ders basittir. Kural tartışmanın içeriğine karışmadı; hakem için önemli olan yalnız atıcının belli olmasıydı. Çözüm ise takımın iç düzeninden, yani oyuncuların önceden konuştuğu bir sıradan geldi. Aynı ilke en üst seviyede de, çocuk futbolunda da geçerlidir.

Penaltıyı kim atar kararında araştırmalar neye işaret ediyor?

Jordet ve arkadaşlarının 2007 tarihli çalışması, Dünya Kupası, Avrupa Şampiyonası ve Copa America'da 1976 ile 2004 arasında yapılan 41 seri penaltıyı ve 409 vuruşu inceledi. Vuruşun önemi, yani stresin göstergesi, sonuçla olumsuz ilişkili çıktı. Beceri ve yorgunluk ise sonuçla daha az ilişkiliydi ya da hiç ilişkili değildi. Yazarlar, oyuncularla her vuruşun algılanan önemini azaltmaya yönelik çalışmayı önerdi.

Bu bulgu seri penaltılardan gelir; maç içi penaltıya doğrudan aktarmak doğru olmaz. Yine de seçim için bir ipucu verir: atıcıyı yalnız şut gücüne göre seçmek yerine, baskı altında rutinini koruyabilen oyuncuyu düşünmek mantıklıdır. Wood, Jordet ve Wilson'ın 2015 tarihli derlemesi ise seri penaltıyı "piyango" saymanın kaygıyı artırabileceğini ve kontrol duygusunu zayıflatabileceğini vurgular.

Baskının zihinsel tarafı başlı başına bir konudur. Ayrıntısını penaltı psikolojisi ve bazı oyuncuların neden kaçırdığı yazısında bulabilirsiniz.

Seri penaltıda atıcıları kim seçer?

Seri penaltılar Kural 10'da, maçın sonucunun belirlenmesi başlığında yer alır. Kural burada da seçimi takıma bırakır: uygun oyuncular arasından vuruş sırasını belirlemek her takımın kendi sorumluluğundadır. Takım bu sırayı hakeme bildirmez; yalnız atılan vuruşların kaydını tutar.

Kural, sıranın nasıl işleyeceğine dair üç sınır koyar:

  1. Her vuruşu farklı bir oyuncu kullanır.
  2. Bütün uygun oyuncular birer vuruş yapmadan hiçbir oyuncu ikinci kez vuramaz.
  3. İlk turdan sonraki turlarda takım vuruş sırasını değiştirebilir.

Hangi takımın önce vuracağını ise hakemin attığı yazı tura gösterir: atışı kazanan takım önce mi sonra mı vuracağını seçer. Atıcı sırası ile takım sırasının farkını ve ABBA denemesini ABCD penaltı vuruş sırası kuralı yazısında anlattık. Seri penaltının adım adım akışı için penaltı atışlarının nasıl yapıldığını anlatan rehbere bakabilirsiniz.

Reklamlar

Seri penaltıda kimler vuruş yapamaz?

Kural 10'a göre uygun oyuncular, maç sona erdiğinde sahada olanlar ile sakatlık ya da ekipman düzeltme gibi geçerli bir nedenle geçici olarak saha dışında bulunanlardır. Bu grubun dışında kalan oyuncular seriye katılamaz. Başlıca durumlar şunlardır:

  • maç içinde oyundan alınan ya da kırmızı kartla oyundan atılan oyuncular,
  • takımlar arasında sayı farkı varsa eşitleme için dışarıda bırakılan oyuncular; takım, bu oyuncuların adını ve numarasını hakeme bildirir,
  • seri sırasında yerine başka kaleci giren ve böylece seriden çıkan kaleci,
  • sahayı terk edip zamanında dönmeyen oyuncu; seri onu beklemez ve vuruş hakkı yanar.

Kaleci için özel bir istisna vardır. Devam edemeyen kalecinin yerine, eşitleme için dışarıda bırakılan bir oyuncu ya da takımın değişiklik hakkı kaldıysa listedeki bir yedek girebilir. Kaleci daha önce vuruş yaptıysa yerine gelen oyuncu bir sonraki tura kadar vuruş yapamaz. Kaleci dışında devam edemeyen bir oyuncunun yerine ise kimse giremez.

Bütün uygun oyuncular, vuruşu yapan oyuncu ve iki kaleci dışında, orta yuvarlakta bekler. Bu düzen, atıcı ile kaleci arasındaki anı sakin tutar.

Kaptan ile teknik direktör arasında görev paylaşımı nasıl olmalı?

Kural bu paylaşımı tarif etmediği için her takım kendi modelini kurar. Yine de sahada iyi işleyen modellerin ortak bir mantığı vardır: plan kenarda, uygulama sahada. Teknik direktör ya da antrenör listeyi hazırlar, kaptan ise o listeyi sahada hatırlatır ve gerektiğinde kısa bir uzlaşma sağlar.

Bu modelde atıcının da sesi olmalıdır. Kendini o gün hazır hissetmeyen oyuncu bunu önceden söyleyebilmelidir. Hatta bu sözü zayıflık değil, sorumluluk olarak görmek takım kültürünü güçlendirir. Öte yandan maç içinde "ben atarım" diye öne çıkan oyuncunun isteği, ancak plan buna yer bırakıyorsa anlamlıdır.

Kaptanın sahadaki liderlik rolünü ve soyunma odasındaki etkisini takım liderliği ve kaptan olmak yazısında daha geniş biçimde ele aldık. Penaltı kararı, bu liderliğin küçük ama herkesin gözü önündeki bir sınavıdır. Ayrıca takımın penaltıdan sonra nasıl toparlandığı da aynı liderlik zincirine bağlıdır.

Çocuk takımlarında penaltıyı kim atar?

IFAB kuralları 11'e 11 oynanan resmî maçları esas alır. Çocuk ve okul organizasyonları ise oyuncu sayısını, saha ölçüsünü ve bazı uygulamaları kendi talimatlarıyla düzenleyebilir. Bu yüzden penaltı mesafesi ya da seri penaltı düzeni gibi ayrıntılar için organizasyonun güncel talimatına bakmak gerekir.

Atıcı seçimi ise çocuk futbolunda farklı bir anlam taşır. Amaç yalnız golü bulmak değil, çocukların sorumluluk almayı öğrenmesidir. Bu yüzden her zaman en iyi vuran çocuğa topu vermek, diğerlerini bu deneyimden uzak tutar. Çocuk takımlarında sık önerilen yaklaşımlar şunlardır:

  • antrenmanda bütün çocuklara penaltı denemesi yaptırmak,
  • maçlarda gönüllü çocuklar arasında dönüşümlü bir sıra kullanmak,
  • atmak istemeyen çocuğu zorlamamak,
  • kaçıran çocuğu bir sonraki fırsatta sıradan çıkarmamak,
  • kararı tribünün değil antrenörün vermesini sağlamak.

Kazanma baskısının küçük yaşlarda yarattığı sorunları genç futbolcuya kazanma baskısı yapmanın zararları yazısında anlattık. Okul ararken antrenörün bu tür kararları nasıl verdiğini sormak iyi bir göstergedir; örneğin İstanbul minikler futbol okulu sayfasından programları karşılaştırabilirsiniz.

Reklamlar

Veliler penaltı tartışmasında nerede durmalı?

Çocuk maçlarında penaltı anı tribünü de hareketlendirir. Bazı veliler kendi çocuğunun atmasını ister, bazıları ise yüksek sesle başka bir isim önerir. Oysa sahadaki karar teknik ekibe ve takıma aittir. Tribünden gelen yönlendirme, çocukların üzerindeki baskıyı artırır ve antrenörün planını zayıflatır.

Velinin en yararlı katkısı sakin kalmaktır. Maçtan sonra çocuğa "neden sen atmadın" ya da "neden sen attın" diye sormak yerine, deneyimi nasıl yaşadığını sormak daha doğrudur. Ardından çocuk istiyorsa antrenörle konuşmasını desteklemek, sorumluluğu doğru adrese taşır.

Penaltı kaçtığında takımın ve çocuğun nasıl toparlanacağı ayrı bir konudur. Bu konudaki önerileri penaltı kaçınca takım psikolojisi yazısında bulabilirsiniz. Ayrıca bir okulun bu tür anlarda nasıl davrandığına dair ciddi bir sorun yaşarsanız, önce okul yönetimiyle konuşmak en sağlıklı ilk adımdır.

Penaltıcı konusunda en sık hangi yanlış inançlar dolaşıyor?

Penaltı, futbolun en çok konuşulan anlarından biri olduğu için çevresinde pek çok yanlış inanç oluşur. En sık karşılaştıklarımızı kural metniyle karşılaştırdık:

  • "Penaltıyı kaptan atar." Kural 3 kaptana özel bir ayrıcalık tanımaz; atıcı herhangi bir oyuncu olabilir.
  • "Atıcıyı hakem onaylar." Hakem atıcıyı seçmez ve onaylamaz; yalnız atıcının belli olmasını ve vuruşun kurala uygun yapılmasını gözetir.
  • "Yanlış oyuncu vurursa penaltı tekrar edilir." Hayır. İşaretten sonra takım arkadaşı vurursa vurana sarı kart gösterilir ve rakip dolaylı serbest vuruş kazanır.
  • "Seri penaltı sırası hakeme yazılı verilir." Kural 10'a göre hakeme sıra bildirilmez; hakem yalnız vuruşların kaydını tutar.
  • "Seride en iyi beş oyuncu bütün vuruşları atar." Uygun bütün oyuncular birer kez vurmadan kimse ikinci kez vuramaz.
  • "Oyundan çıkan oyuncu seriye dönebilir." Hayır. Seriye yalnız maç sonunda sahada olan ya da geçerli nedenle geçici olarak dışarıda bulunan oyuncular katılır.

Bu listede tek bir ortak nokta var: kural seçim yapmaz, yalnız çerçeve çizer. Seçimi ise her zaman takım yapar.

Maçın son anında penaltı çıkarsa atıcı kararı aceleye gelir mi?

Kural 14, yarının ya da uzatmanın sonunda penaltının atılıp tamamlanması için ek süre tanır. Yani süre dolmak üzere diye vuruş iptal olmaz ve takım atıcı kararını bir saniye içinde vermek zorunda kalmaz. Yine de bu ek süre, uzun bir tartışma için değil, vuruşun tamamlanması içindir.

Son dakikadaki baskı, takımın önceden hazırladığı planın değerini daha da artırır. Çünkü bu anda çıkan bir tartışma hem zaman kaybı hem de disiplin riski doğurur. Süre ve uzatma ilişkisini maçın son dakikasında penaltı verilirse süre uzar mı yazısında ayrıntılı anlattık.

Kural ayrıntıları organizasyondan organizasyona ve sezondan sezona değişebilir. Bu yüzden resmî bir maçtan önce IFAB'ın güncel kural kitabını ve Türkiye'deki uygulama için TFF duyurularını kontrol etmek en güvenli yoldur.

Kaynaklar

  • IFAB. Laws of the Game, Law 14: The Penalty Kick. IFAB kural sayfası
  • IFAB. Laws of the Game, Law 10: Determining the Outcome of a Match. IFAB kural sayfası
  • IFAB. Laws of the Game, Law 3: The Players. IFAB kural sayfası
  • IFAB. Laws of the Game, Law 12: Fouls and Misconduct. IFAB kural sayfası
  • Jordet G, Hartman E, Visscher C, Lemmink KA. Kicks from the penalty mark in soccer: the roles of stress, skill, and fatigue for kick outcomes. Journal of Sports Sciences, 2007; 25(2): 121-129. Makale kaydı
  • Wood G, Jordet G, Wilson MR. On winning the "lottery": psychological preparation for football penalty shoot-outs. Journal of Sports Sciences, 2015; 33(17): 1758-1765. Makale kaydı

Sıkça sorulan sorular

Penaltıyı kaleci atabilir mi?

Evet. Kural 14 atıcının mevkisine bakmaz; sahadaki herhangi bir oyuncu, açıkça belirlenmiş olması şartıyla penaltıyı kullanabilir. Kaleci vuruşu yaparsa kendi kalesi boş kalabileceği için takımlar bunu nadiren tercih eder. Seri penaltıda ise kaleci de uygun oyuncudur ve sıra geldiğinde vuruş yapar. Karar, maç içinde de seride de takımın kendisine aittir.

Penaltıyı kazanan oyuncunun atma hakkı var mı?

Kurallarda böyle bir hak yoktur. Faulü yiyen oyuncu ile atıcının aynı kişi olması gerekmez. Bazı oyuncular penaltıyı kazandıktan sonra kendileri vurmak ister, bazı takımlar ise bunu önceden belirlenen atıcıya bırakır. Hangisinin uygulanacağına takım karar verir. Kuralın tek şartı, vuruştan önce atıcının açıkça belli olmasıdır.

Penaltı kaçıran oyuncu aynı maçta tekrar penaltı atabilir mi?

Evet, kuralda bunu engelleyen bir hüküm yoktur. Aynı maçta ikinci bir penaltı çıkarsa takım aynı oyuncuyla da devam edebilir, başka bir oyuncuya da geçebilir. Pek çok takım bu durumu maçtan önce konuşur. Böylece oyuncunun kendini hazır hissedip hissetmediği sahada uzun bir tartışmaya dönüşmez ve hakem gecikme nedeniyle karta başvurmaz.

Penaltı atmak istemeyen oyuncu zorlanabilir mi?

Maç içi penaltıda kimsenin vurma zorunluluğu yoktur; takım istekli ve hazır bir oyuncuyu seçebilir. Seri penaltı ise farklı işler: uygun bütün oyuncular birer kez vurmadan hiçbir oyuncu ikinci kez vuramaz. Seri uzarsa sıra herkese gelir. Çocuk takımlarında ise istemeyen çocuğu zorlamamak, gönüllüler arasında dönüşümlü bir sıra kurmak daha sağlıklıdır.

Maç içindeki penaltıcıyı hakeme önceden bildirmek gerekir mi?

Hayır. Kurallar atıcının adının hakeme ya da maç görevlilerine önceden yazılmasını istemez. Önemli olan, vuruş işaretinden önce atıcının açıkça belli olmasıdır. Takımın maç öncesi hazırladığı atıcı listesi tamamen iç bir belgedir. Organizasyonun kendi talimatında farklı bir şart olup olmadığını ise maçtan önce kontrol etmek iyi bir alışkanlıktır.

Seri penaltıda sakatlanan oyuncunun yerine yedek girebilir mi?

Kaleci dışındaki bir oyuncu için hayır. Kural 10'a göre devam edemeyen bir saha oyuncusunun yerine kimse giremez. Kaleci ise istisnadır: yerine sayı eşitlemek için dışarıda bırakılan bir oyuncu ya da takımın değişiklik hakkı kaldıysa listedeki bir yedek geçebilir. Yerinden çıkan kaleci bundan sonra seride vuruş yapamaz.

Bu yazıyı yapay zekâ ile özetleyin

Kullandığınız asistan bu rehberi okuyup sizin için kısaca özetlesin; yanıtında kaynak olarak bu sayfanın bağlantısı yer alır.

Asistanlar yanıtlarını kendileri üretir ve hata yapabilir. Ücret, kayıt ve sağlıkla ilgili kararlarda okulla ya da uzmanla doğrudan görüşün.

Reklamlar
Paylaş WhatsApp X Facebook
İlgili yazılar

Bunları da okuyun

Tüm Futbol Kuralları yazıları
Reklamlar

Örneğin: Kadıköy, ofsayt, yaş grupları

İstanbulAnkaraİzmirBursaAntalyaKocaeli

Çerez tercihleri

Tercihinizi sayfanın altındaki "Çerez tercihleri" bağlantısından her an değiştirebilirsiniz. Ayrıntılar: KVKK aydınlatma metni.