Ayakkabısı Çıkan Oyuncu Oynamaya Devam Edebilir mi? Kramponsuz Atılan Gol Sayılır mı?
Ayakkabısı çıkan oyuncu top oyun dışına çıkana kadar oynayabilir ve attığı gol geçerlidir. IFAB Kanun 4, tekmelik, elde tutulan krampon ve izinsiz dönüş.
- Yazan
- İçerik Editörü
- Bölüm
- 19
- Okuma
- 15 dk
Bu Yazıda Neleri Anlattık?
Ayakkabısı çıkan oyuncu oynamaya devam edebilir mi?
Evet, ayakkabısı kazara çıkan oyuncu kısa bir süre oynamaya devam edebilir. IFAB Kanun 4'e göre oyuncu ayakkabısını en kısa sürede, en geç top oyun dışına çıktığında giymelidir. Bu süre dolmadan topu oynar ya da gol atarsa gol geçerlidir. Yani kramponsuz ayakla atılan gol de sayılır.
Bu bir özet. Ayrıntılar, örnekler ve sık sorulan sorular yazının devamında.18 bölüm · 15 dk okumaMaçlarda bu sahneyle sık karşılaşırız. Oyuncu ikili mücadelede ya da sert bir dönüşte ayakkabısını kaybeder. Pozisyon sürüyordur ve oyuncu ayakkabısına mı koşacağını, oyuna mı devam edeceğini bir saniyede seçmek zorundadır. Kural, bu iki seçeneğe de belirli bir alan tanır.
Kuralın mantığı, oyunu kazara olan bir donanım kaybı yüzünden durdurmamaktır. Ancak bu tolerans sınırsız değildir. Oyuncunun ayakkabıyı ilk fırsatta giymesi gerekir. Ayrıca çıkan ayakkabıyı elde tutmak ya da fırlatmak tamamen farklı kuralların konusudur.
Bu yazıda ayakkabısı çıkan oyuncunun hangi durumda oynayabileceğini, gol geçerliliğini, tekmelik kaybını, elde tutulan kramponla topa dokunmayı ve sahaya izinsiz dönüşü tek tek ele alıyoruz.
Ayrıca bu konu, oyuncuların donanım sorumluluğunu da hatırlatır. Çünkü Kanun 4 donanımın uygunluğunu büyük ölçüde oyuncuya bırakır. Bu yüzden ayakkabısı çıkan oyuncu, hem oyun içi kararını hem de maç öncesi hazırlığını gözden geçirmelidir. Örneğin gevşek bağcık, çoğu kaybın ilk nedenidir.
Kanun 4 ayakkabı hakkında tam olarak ne der?
IFAB Kanun 4, oyuncunun zorunlu donanımını beş ayrı parça olarak sayar. Bu parçalar şunlardır:
- Kollu forma
- Şort
- Çorap
- Tekmelik
- Ayakkabı
Ayakkabı bu listede açıkça yer alır. Yani normal koşulda bir oyuncu ayakkabısız oynayamaz. Ancak aynı bölüm, kazara kayıp için özel bir cümle içerir.
Bu cümleye göre ayakkabısını ya da tekmeliğini kazara kaybeden oyuncu, onu en kısa sürede ve en geç top bir sonraki kez oyun dışına çıktığında yerine takmalıdır. Oyuncu bunu yapmadan önce topu oynar ya da gol atarsa gol geçerlidir.
Bu cümledeki üç ifade kararı belirler. Birincisi "kazara" ifadesidir; kural bilerek çıkarılan ayakkabıyı kapsamaz. İkincisi "en kısa sürede" ifadesidir; oyuncu ayakkabıyı bekletmemelidir. Üçüncüsü "en geç top oyun dışına çıktığında" ifadesidir; bu, kuralın koyduğu son sınırdır.
Dolayısıyla kural, ayakkabıyı bir zorunluluk olarak koyar ama kazara kaybı da gerçekçi biçimde kabul eder. Çünkü futbol temaslı bir oyundur ve en iyi bağlanmış ayakkabı bile sert bir mücadelede ayaktan çıkabilir. Bu yüzden kural, oyunu durdurmak yerine kısa bir süre tanır.
Ayrıca Kanun 4 ayakkabının tipi, rengi ya da taban yapısı hakkında ayrıntılı bir şart koymaz. Kural yalnızca ayakkabının zorunlu olduğunu ve donanımın tehlikeli olmaması gerektiğini söyler. Bu yüzden zemine uygun ayakkabıyı seçmek oyuncunun ve takımın sorumluluğundadır.
Kramponsuz ayakla atılan gol sayılır mı?
Evet, sayılır. Kanun 4'ün soru ve cevap bölümünde bu soruya doğrudan bir örnek yer alır. Oyuncu rakip ceza sahasında ayakkabısını kazara kaybeder. Takım arkadaşı topu ona verir ve oyuncu ayakkabısız ayağıyla golü atar. IFAB'ın cevabı nettir: Hakem golü verir.
Bu karar, kuralın metniyle tutarlıdır. Oyuncu ayakkabısını kazara kaybetmiştir ve top henüz oyun dışına çıkmamıştır. Dolayısıyla oyuncunun yerine takma süresi devam etmektedir. Bu süre içinde topu oynaması ve gol atması kurala uygundur.
Golü ayakkabılı ayakla ya da ayakkabısız ayakla atmak arasında bir fark yoktur. Kural gol için hangi ayağın kullanıldığına bakmaz. Önemli olan, kaybın kazara olması ve sürenin dolmamasıdır.
Başka bir örnekte oyuncu ayakkabısını kaybeder, oyunda kalır, topu alır ve takım arkadaşına pas verir. Takım arkadaşı golü atar. IFAB bu durumda da golü verir. Yani ayakkabısı çıkan oyuncunun pası, asisti ya da şutu oyunun doğal bir parçasıdır.
Ancak bu gollerin geçerli olması için kaybın gerçekten kazara olması gerekir. Örneğin oyuncu ayakkabısını bilerek çıkarıp topa vurursa durum farklıdır. Ayrıca gol anında başka bir ihlal varsa, örneğin ofsayt ya da faul, hakem bu ihlale göre karar verir.
Öte yandan gol kayıtlarında da bir fark yoktur. Ayakkabısız ayakla atılan gol, oyuncunun adına diğer goller gibi yazılır. Yani istatistik açısından da bu gol tamamen olağan bir goldür.
Ayakkabıyı ne zamana kadar giymek gerekir?
Kanun 4 iki zaman ifadesi kullanır: "en kısa sürede" ve "en geç top bir sonraki kez oyun dışına çıktığında". Bu iki ifade birlikte okunmalıdır.
"En kısa sürede" ifadesi, oyuncunun fırsat bulduğu ilk anda ayakkabısını giymesini ister. Örneğin pozisyon bitip top uzak bir bölgeye gittiğinde oyuncu durup ayakkabısını giymelidir. Ayakkabıyı bilerek bekletmek, kuralın ruhuna uymaz.
"En geç top oyun dışına çıktığında" ifadesi ise son sınırdır. Top taç, kale vuruşu ya da korner için oyun dışına çıktığında, ya da hakem oyunu durdurduğunda oyuncunun ayakkabısı ayağında olmalıdır. Bu sınırdan sonra oyuncu artık donanımı eksik bir oyuncu durumuna düşer.
Uygulamada hakemler bu sınırı genelde makul biçimde değerlendirir. Oyuncu top oyun dışına çıktığında hızla ayakkabısını giyiyorsa hakem oyunun yeniden başlamasını kısa bir süre bekletebilir. Ancak oyuncu oyalanırsa hakem Kanun 4'ün yaptırım bölümüne başvurur.
Örneğin oyuncu ayakkabısını kaybeder ve top hemen taça çıkar. Bu durumda oyuncu taç kullanılmadan önce ayakkabısını giymelidir. Çünkü top oyun dışına çıkmıştır ve kuralın son sınırı gelmiştir. Ancak hakem, oyuncu ayakkabısını giyerken birkaç saniye bekleyebilir.
Ayakkabısı çıkan oyuncu hangi durumda hangi kararla karşılaşır?
Aşağıdaki tablo, ayakkabı ya da tekmelik kaybıyla ilgili farklı durumları ve kurala göre doğru kararları bir arada gösterir.
| Durum | Karar | Dayanak |
|---|---|---|
| Ayakkabı kazara çıktı, oyuncu top oyundayken gol attı | Gol geçerli | Kanun 4 |
| Ayakkabı kazara çıktı, oyuncu pas verdi, takım arkadaşı gol attı | Gol geçerli | Kanun 4 |
| Top oyun dışına çıktı, oyuncu hâlâ ayakkabısız | Hakem donanımı düzeltmesini ister | Kanun 4 |
| Oyuncu çıkan ayakkabıyı elinde tutarak topa vurdu | Rakibe doğrudan serbest vuruş ya da penaltı | Kanun 12 |
| Oyuncu ayakkabısını topa ya da rakibe fırlattı | Rakibe doğrudan serbest vuruş ya da penaltı, disiplin cezası | Kanun 12 |
| Oyuncu ayakkabı değiştirip izinsiz sahaya döndü | Sarı kart, oyuna karışma varsa doğrudan serbest vuruş | Kanun 4 |
Tablodaki dördüncü ve beşinci satırlar, kazara kayıp toleransının sınırını gösterir. Kural, ayakkabının ayaktan çıkmasını tolere eder ama ayakkabının bir alet gibi kullanılmasını cezalandırır.
Ayrıca tablo, aynı ayakkabının farklı rollerde farklı kurallara tabi olduğunu gösterir. Ayakta olan ayakkabı donanımdır. Yerde duran ayakkabı oyunun dışında bir nesnedir. Elde tutulan ya da fırlatılan ayakkabı ise ihlal aracıdır. Bu yüzden kararı belirleyen şey, ayakkabının o anki konumudur.
Çıkan ayakkabıyı elde tutup topa vurmak serbest mi?
Hayır. Kanun 12'ye göre bir oyuncunun elinde tuttuğu bir nesneyle topa dokunması doğrudan serbest vuruşla cezalandırılır. Kural metni bu nesnelere örnek olarak ayakkabıyı ve tekmeliği açıkça sayar.
Yani ayakkabısı çıkan oyuncu ayakkabısını eline alıp topa vurursa ya da topu ayakkabıyla durdurursa rakip doğrudan serbest vuruş kazanır. İhlal kendi ceza sahasında olduysa karar penaltıdır.
Bu kural, oyuncunun eline aldığı ayakkabıyı bir alet gibi kullanmasını engeller. Ayakkabı ayakta olduğu sürece donanımdır. Elde tutulduğunda ise kuralın gözünde "elde tutulan bir nesne"ye dönüşür.
Uygulamada bu ihlal çoğu zaman refleks bir hareketle olur. Oyuncu ayakkabısını yerden almıştır ve top aniden ona doğru gelir. Oyuncu içgüdüsel olarak topa ayakkabıyla vurur. Kural bu durumda da işler, çünkü niyet değil hareket önemlidir.
Bu yüzden ayakkabısı çıkan oyuncunun en güvenli seçeneği, ayakkabıyı yerde bırakıp pozisyonu ayağıyla oynamak ya da ayakkabıyı hızla giymektir. Ayrıca ayakkabıyı elinde taşıyarak koşmak da gereksiz bir risktir. Çünkü top aniden geldiğinde refleks hareket ihlale dönüşebilir.
Ayakkabıyı fırlatmak hangi cezayı getirir?
Kanun 12, bir oyuncunun topa, rakibe ya da bir maç görevlisine nesne fırlatmasını ihlal olarak sayar. Ayakkabı da bu nesnelerden biridir.
Oyuncu ayakkabısını topa ya da rakibe fırlatırsa rakip, nesnenin çarptığı ya da çarpacağı yerden doğrudan serbest vuruş kazanır. Bu yer oyuncunun kendi ceza sahasındaysa karar penaltıdır. Ayrıca hakem disiplin cezası verir.
Disiplin cezasının ağırlığı, fırlatmanın biçimine bağlıdır. Kanun 12'ye göre:
- Fırlatma pervasızsa oyuncu sportmenliğe aykırı hareketten sarı kart görür.
- Fırlatmada aşırı güç kullanıldıysa oyuncu şiddetli hareketten kırmızı kart görür.
Bu kural, öfkeyle ayakkabısını yere ya da kenara fırlatan oyuncular için de bir uyarıdır. Ayakkabı kimseye çarpmasa bile hakem davranışı sportmenliğe aykırı bulabilir. Topu ya da nesneleri rakibe fırlatma konusunu topu rakibe fırlatmak ne cezası alır yazımızda ayrıntılı anlattık.
Öte yandan yedek kulübesindeki bir kişinin sahaya ayakkabı fırlatması da ayrı bir konudur. Kanun 12, yedek oyuncuların ve takım görevlilerinin sahaya nesne atmasını da yaptırıma bağlar. Bu yüzden yedek ayakkabıyı oyuncuya atmak yerine elden vermek gerekir.
Tekmeliği çıkan oyuncu için de aynı kural geçerli mi?
Evet. Kanun 4'teki kazara kayıp cümlesi ayakkabı ile tekmeliği birlikte anar. Tekmeliğini kazara kaybeden oyuncu da onu en kısa sürede ve en geç top oyun dışına çıktığında yerine takmalıdır. Bu süre içinde attığı gol geçerlidir.
Tekmelik, ayakkabı gibi zorunlu donanımdır. Kanun 4'e göre tekmelik uygun malzemeden yapılmış olmalı, makul bir koruma sağlayacak boyutta olmalı ve çorapla örtülmelidir. Tekmeliğin boyutu ve uygunluğundan oyuncu sorumludur.
Tekmelik kaybı çoğu zaman çorabın kaymasıyla olur. Bu yüzden tekmeliği doğru takmak ve çorabı sağlam biçimde yukarıda tutmak önemlidir. Kanun 4, çorabın üstüne sarılan bandın çorabın o bölümüyle aynı renkte olmasını da şart koşar.
Doğru tekmelik seçimi ve takılışı için futbol tekmeliği nasıl takılır rehberimize göz atabilirsiniz. Doğru boyuttaki tekmelik hem kaybolma riskini hem de sakatlık riskini azaltır.
Ayrıca tekmelik kaybı, ayakkabı kaybından daha az fark edilir. Çünkü tekmelik çorabın içinde kayar ve oyuncu bunu ancak mola anında görür. Bu yüzden oyuncular devre arasında tekmeliklerini ve çoraplarını kontrol etmelidir. Örneğin bandın yeniden sarılması, kaymayı önleyen basit bir çözümdür.
Hakem maç öncesinde ayakkabıları kontrol eder mi?
Evet. Kanun 4'e göre oyuncular maç başlamadan önce, yedek oyuncular ise sahaya girmeden önce kontrol edilir. Bu kontrolün amacı, tehlikeli ya da kurala aykırı bir donanım olup olmadığını görmektir.
Uygulamada hakemler bu kontrolde kramponların dişlerine, tekmeliklere ve aksesuarlara bakar. Örneğin kırık ya da sivri bir diş, rakip için tehlike oluşturabilir. Bu durumda hakem oyuncudan ayakkabısını değiştirmesini ister.
Kanun 4'e göre kurala aykırı ya da tehlikeli bir donanım kullanan oyuncuya hakem bu donanımı çıkarmasını söyler. Oyuncu buna uymazsa ya da uyamazsa ilk duraklamada sahadan çıkar. Uymayı reddeden ya da donanımı yeniden takan oyuncu sarı kart görür.
Dolayısıyla maç öncesi kontrol, ayakkabıyla ilgili sorunların çoğunu daha maç başlamadan çözer. Bu yüzden oyuncuların kontrol sırasında hakemin söylediklerine dikkat etmesi önemlidir.
Ayakkabısı çıkan oyuncu süre dolunca ne yapmalı?
Top oyun dışına çıktığı halde oyuncu hâlâ ayakkabısızsa Kanun 4'ün yaptırım bölümü devreye girer. Bu bölüme göre donanımla ilgili herhangi bir ihlalde oyunun durması gerekmez. Hakem oyuncuya donanımını düzeltmek için sahadan çıkmasını söyler.
Oyuncu oyun durduğunda sahadan çıkar. Ancak donanımını o sırada zaten düzelttiyse çıkması gerekmez. Yani oyuncu top oyun dışındayken ayakkabısını hızla giyerse sahada kalabilir.
Donanımını düzeltmek için sahadan çıkan oyuncu iki şarta uymak zorundadır:
- Sahaya dönmeden önce donanımını bir maç görevlisine kontrol ettirmelidir.
- Sahaya yalnızca hakemin izniyle dönmelidir; bu izin oyun sürerken de verilebilir.
Uygulamada bu kontrolü çoğu zaman dördüncü hakem ya da yardımcı hakem yapar. Dördüncü hakemin görevleri için dördüncü hakem ne yapar yazımıza bakabilirsiniz.
Dolayısıyla hızlı davranan oyuncu sahadan çıkmak zorunda kalmaz. Ancak oyalanan oyuncu hem takımını bir süre eksik bırakır hem de dönüş için hakemin iznini beklemek zorunda kalır. Bu yüzden ayakkabıyı hızlıca giymek, takımın da yararınadır.
Oyuncu izinsiz sahaya dönerse ne olur?
Kanun 4'e göre donanımını düzeltmek için sahadan çıkan oyuncu izinsiz sahaya dönerse sarı kart görür. Hakem bu kart için oyunu durdurursa oyun, topun durduğu yerden rakibe endirekt serbest vuruşla yeniden başlar.
Ancak oyuncu sahaya döner dönmez oyuna karışırsa karar değişir. Bu durumda rakip, karışmanın olduğu yerden doğrudan serbest vuruş kazanır. Karışma oyuncunun kendi ceza sahasında olduysa karar penaltıdır.
Kanun 4'ün soru ve cevap bölümünde bu duruma bir örnek yer alır. Hakem oyuncuya ayakkabısını değiştirmesi için sahadan çıkmasını söyler. Oyuncu ayakkabısını değiştirir ve dördüncü hakem kontrol eder. Ancak oyuncu hakemin işaretini beklemeden sahaya girer ve rakip yarı sahada topla oynar. IFAB'ın kararına göre hakem oyunu durdurur, karışmanın olduğu yerden rakibe doğrudan serbest vuruş verir ve oyuncuya sarı kart gösterir.
Bu örnek, kontrolden geçmenin tek başına yeterli olmadığını gösterir. Oyuncunun ayrıca hakemin dönüş işaretini beklemesi gerekir.
Ayrıca bu kural, takım görevlilerine de bir sorumluluk yükler. Çünkü yedek kulübesindekiler oyuncuya sahaya ne zaman girebileceğini söyleyebilir. Ancak son sözü her zaman hakem söyler. Bu yüzden oyuncunun hakemle göz teması kurması önemlidir.
Maç sırasında krampon değiştirmek serbest mi?
Evet, serbesttir ama belirli bir usule bağlıdır. Oyuncu ayakkabısını değiştirmek isterse genelde oyun durduğunda kenara gider, yeni ayakkabısını giyer ve hakemin izniyle sahaya döner. Bu süreçte Kanun 4'ün kontrol ve izin şartları geçerlidir.
Krampon değiştirmek çoğu zaman zemin koşullarıyla ilgilidir. Örneğin yağmur başladığında oyuncu daha uzun dişli bir tabana geçmek isteyebilir. Ya da ayakkabının bir parçası bozulmuştur ve oyuncu yedek ayakkabısını giyer.
Maç sırasında krampon değiştirmenin ayrıntılarını maç sırasında krampon değiştirmek serbest mi yazımızda anlattık. Kramponun dişi kırıldığında ne olacağını ise kramponun dişi kırılırsa yazısında ele aldık.
Bu yazının konusu ise değişiklikten farklıdır. Burada ayakkabı kazara çıkmıştır ve oyuncu oyunda kalmıştır. Değişiklik ise oyuncunun kendi kararıyla yaptığı planlı bir işlemdir.
Ayrıca yedek ayakkabıyı kenarda hazır bulundurmak, özellikle yağmurlu ya da karlı maçlarda iyi bir alışkanlıktır. Böylece oyuncu ihtiyaç duyduğunda kısa sürede ayakkabısını değiştirir. Örneğin malzeme sorumlusunun her oyuncunun yedek ayakkabısını ve bağcığını hazırlaması, maç günü zaman kazandırır.
Ayakkabıyı bilerek çıkarmak serbest mi?
Kanun 4'teki tolerans yalnızca kazara kayıp için geçerlidir. Kural metni bilerek çıkarılan ayakkabıyı ayrıca düzenlemez. Ancak ayakkabı zorunlu donanım olduğu için oyuncunun bilerek ayakkabısız oynaması, donanım ihlali olarak değerlendirilir.
Böyle bir durumda hakem, Kanun 4'ün yaptırım bölümüne göre oyuncuya donanımını düzeltmesini söyler. Oyuncu reddederse ya da ısrar ederse Kanun 4'ün güvenlik bölümündeki ilke de devreye girer: Talimata uymayan oyuncu sarı kart görebilir.
Uygulamada hakemler bu durumu nadiren yaşar. Çünkü oyuncular ayakkabısız oynamanın hem sakatlık riskini hem de top kontrolündeki zorluğunu bilir. Ancak bazı oyuncular ayakkabısı çıktığında onu almak için zaman harcamamak adına oyunu sürdürür. Bu da kazara kayıp kapsamındadır.
Kısaca kural, oyuncunun ayakkabısını kaybetmesini anlayışla karşılar. Ama ayakkabısız oynamayı bir tercih haline getirmesine izin vermez.
Örneğin bir oyuncu ayakkabısının acıttığını düşünüp onu çıkararak oynamak isteyebilir. Bu durumda doğru yol, oyun durduğunda kenara gidip ayakkabıyı değiştirmek ya da düzeltmektir. Çünkü ayakkabısız oynamak hem kurala aykırıdır hem de sakatlık riskini artırır.
Ayakkabısı çıkan oyuncu için güvenlik riskleri nelerdir?
Kanun 4'ün ilk cümlesi güvenliğe ayrılmıştır: Oyuncu tehlikeli bir donanım kullanamaz ya da tehlikeli bir şey giyemez. Ayakkabısız oynamak da kendine özgü riskler taşır.
En büyük risk, rakibin kramponuyla ayağa basılmasıdır. Ayakkabısız ayak bu tür bir temasta çok daha savunmasızdır. Ayrıca sert zeminde, yapay çimde ya da taşlı bir sahada ayak tabanı da zarar görebilir.
Bu yüzden kural, ayakkabısı çıkan oyuncuya oyunda kalma hakkı tanısa da oyuncunun bu hakkı kısa tutması mantıklıdır. Pozisyon biter bitmez ayakkabıyı giymek, hem kurala uymak hem de kendini korumak anlamına gelir.
Çocuk oyuncular için bu konu daha da önemlidir. Çünkü çocukların ayakları daha küçük ve hassastır. Bir çocuğun ayakkabısı çıktığında antrenörün onu nazikçe uyarması ve ayakkabıyı giymesine yardım etmesi doğru bir tutumdur.
Ayrıca ayakkabısı çıkan oyuncunun rakibi de dikkatli olmalıdır. Çünkü ayakkabısız bir ayağa sert biçimde basmak, normalden çok daha ağır bir yaralanmaya yol açabilir. Bu yüzden sportmen bir oyuncu, rakibinin ayakkabısız olduğunu gördüğünde temasını kontrol eder.
Ayakkabının çıkmasını ne önler?
Ayakkabı kaybının büyük bölümü önlenebilir nedenlerden doğar. Bu nedenler genelde yanlış numara, gevşek bağcık ya da ayağa uymayan bir kalıptır.
Oyuncular ve veliler için pratik öneriler şunlardır:
- Ayakkabıyı ayağa tam oturan numarada seçin; büyük numara kaymayı artırır.
- Bağcıkları çift düğümle bağlayın ve uçlarını içeri sokun.
- Maç öncesinde bağcıkları kontrol edin, devre arasında yeniden bakın.
- Islak zeminde ayakkabının topukla birlikte sıkı oturduğundan emin olun.
- Çocuğun ayağı büyüdükçe ayakkabı numarasını düzenli olarak gözden geçirin.
Doğru numarayı bulmak için krampon numarası hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Çocuklar için ayrıntılı rehber ise çocuk krampon numarası nasıl seçilir yazımızda yer alıyor.
Ayrıca ayakkabının içine giyilen çorabın kalınlığı da oturmayı etkiler. Örneğin kış maçlarında kalın çorap giyen oyuncu, ayakkabısının daha sıkı oturduğunu fark eder. Bu yüzden numara seçerken maçta giyilecek çorapla deneme yapmak yararlıdır.
Ayakkabısı çıkan oyuncu konusunda en sık yapılan yanlışlar nelerdir?
Bu konuda sahada ve tribünde aynı yanlış bilgiler tekrar eder. En yaygın olanları şunlardır:
- "Ayakkabısız atılan gol geçersizdir": Yanlış. Ayakkabı kazara çıktıysa ve süre dolmadıysa gol geçerlidir.
- "Ayakkabısı çıkan oyuncu hemen oyunu durdurmalı": Yanlış. Oyuncu top oyun dışına çıkana kadar oynayabilir.
- "Ayakkabıyı elde tutarak topa vurmak serbesttir": Yanlış. Bu, elde tutulan nesneyle topa dokunmaktır ve doğrudan serbest vuruşla cezalandırılır.
- "Ayakkabı değiştiren oyuncu istediği an sahaya dönebilir": Yanlış. Kontrol ve hakem izni şarttır.
- "Tekmelik için ayrı bir kural vardır": Yanlış. Kanun 4 tekmeliği ve ayakkabıyı aynı cümlede anar.
Sık duyulan "hakem ayakkabısız oyuncuyu hemen oyundan çıkarır" bilgisi de yanlıştır. Kanun 4, donanım ihlallerinde oyunun durmasının gerekmediğini açıkça yazar.
Dolayısıyla bu yanlışların çoğu, kuralın kazara kayıp toleransını bilmemekten doğar. Ancak bu toleransın sınırlarını da bilmek gerekir. Çünkü tolerans yalnızca ayakkabının ayaktan çıkmasıyla ilgilidir, ayakkabının başka amaçla kullanılmasıyla değil.
Halı saha ve futsalda durum farklı mı?
Halı saha için tek bir resmî kural kitabı yoktur. Kurallar işletmeye ve organizasyona göre değişir. Ancak çoğu halı saha maçında oyuncular IFAB kurallarının mantığını benimser. Ayakkabısı çıkan oyuncu kısa bir süre oynayabilir ama ilk fırsatta ayakkabısını giymelidir.
Halı sahada ayakkabı kaybı, kapalı ve sert zemin nedeniyle daha risklidir. Rakibin ayağına basması ya da zeminin sürtünmesi, ayakkabısız ayakta yaralanmaya yol açabilir. Bu yüzden halı sahada pozisyon biter bitmez ayakkabıyı giymek çok önemlidir.
Futsalın ise FIFA tarafından yayımlanan ayrı bir kural kitabı vardır. Futsal kurallarındaki donanım hükümlerini IFAB kurallarıyla karıştırmamak gerekir. Bu yüzden futsal oynayanlar organizasyonun uyguladığı güncel kuralları kontrol etmelidir.
Halı sahada hangi ayakkabının uygun olduğunu halı sahada hangi ayakkabı giyilir yazımızda anlattık.
Ayrıca halı saha maçlarından önce iki takımın bu konuda kısa bir anlaşma yapması yararlıdır. Örneğin "ayakkabısı çıkan oyuncu pozisyon bitince giyer" gibi basit bir kural, maç içindeki tartışmaları önler.
Çocuk maçlarında veli ve antrenör ne yapmalı?
Küçük yaştaki oyuncuların ayakkabısı yetişkinlere göre daha sık çıkar. Bunun nedeni genelde gevşek bağcık ya da büyük numaradır. Bu yüzden çocuk maçlarında ayakkabı kontrolü, maç öncesi hazırlığın doğal bir parçası olmalıdır.
Antrenör için birkaç pratik adım şunlardır:
- Maçtan önce bütün çocukların bağcıklarını kontrol edin.
- Çocuklara bağcıklarını kendi başına bağlamayı öğretin.
- Ayakkabısı çıkan çocuğa pozisyon bittiğinde ayakkabısını giymesini nazikçe hatırlatın.
- Çocuğun ayakkabısız oynamaya devam etmesine izin vermeyin; güvenlik her zaman önce gelir.
Veliler ise çocuğun ayağına uygun ayakkabı seçmeye özen göstermelidir. "Büyüsün diye büyük alalım" yaklaşımı, ayakkabı kaybını ve sakatlık riskini artırır. Ayrıca çocuğun ayakkabısı çıktığında tribünden bağırmak yerine sakin kalmak, çocuğun dikkatini dağıtmaz.
Ayrıca çocuğun ayakkabısını maçtan önce birkaç antrenmanda denemesi önemlidir. Çünkü yeni ayakkabı ilk kullanımda ayağı vurabilir ve çocuk bu yüzden ayakkabıyı gevşek bağlayabilir. Bu da maç sırasında ayakkabı kaybını artırır.
Kural bilginizi nasıl test edebilirsiniz?
Bu yazıdaki senaryoları kendinize soru olarak sorabilirsiniz. Ayakkabısı çıkan oyuncu gol attı, gol geçerli mi? Oyuncu ayakkabısını elinde tutarak topa vurdu, karar ne? Oyuncu ayakkabı değiştirip izinsiz sahaya döndü, karar ne?
Bu soruların cevapları sırasıyla gol geçerli, rakibe doğrudan serbest vuruş ve sarı karttır. Üçünü de doğru bildiyseniz donanım kurallarına hâkimsiniz.
Daha fazla senaryo görmek isterseniz futbol kuralları testimizi deneyin. Test, donanımdan ofsayta kadar farklı konularda kısa sorular içerir.
Ayrıca bu senaryoları antrenman sonrası takım sohbetinde konuşmak, oyuncuların kuralları hatırlamasını kolaylaştırır. Örneğin her oyuncuya bir senaryo verip kararı tahmin etmesini istemek, öğrenmeyi eğlenceli hale getirir.
Sıkça sorulan sorular
Ayakkabısı çıkan oyuncu gol atarsa gol geçerli mi?
Geçerlidir. IFAB Kanun 4’e göre ayakkabısını kazara kaybeden oyuncu, onu en geç top bir sonraki kez oyun dışına çıktığında giymelidir. Bu süre dolmadan topu oynar ya da gol atarsa hakem golü verir. Kanun 4’ün soru ve cevap bölümündeki örnekte ayakkabısız ayakla atılan gol de geçerli sayılır.
Ayakkabısı çıkan oyuncu ne kadar süre oynayabilir?
Kanun 4, ayakkabının en kısa sürede ve en geç top bir sonraki kez oyun dışına çıktığında giyilmesini ister. Yani oyuncu pozisyon sürerken oynayabilir ama ilk fırsatta ayakkabısını giymelidir. Top oyun dışına çıktığında hâlâ ayakkabısızsa hakem donanımını düzeltmesi için sahadan çıkmasını söyler.
Çıkan ayakkabıyı elde tutup topa vurmak serbest mi?
Serbest değildir. Kanun 12, elde tutulan bir nesneyle topa dokunmayı ihlal sayar ve örnek olarak ayakkabı ile tekmeliği açıkça anar. Bu durumda rakip doğrudan serbest vuruş kazanır. İhlal oyuncunun kendi ceza sahasında olduysa hakem penaltı verir. Kural, niyete değil hareketin kendisine bakar.
Tekmeliği düşen oyuncu oynamaya devam edebilir mi?
Edebilir. Kanun 4’teki kazara kayıp kuralı ayakkabı ile tekmeliği birlikte anar. Oyuncu tekmeliğini en kısa sürede, en geç top oyun dışına çıktığında yerine takmalıdır. Bu süre içinde attığı gol geçerlidir. Tekmeliğin çorapla örtülmesi ve uygun boyutta olması da zorunludur.
Ayakkabı değiştiren oyuncu sahaya ne zaman dönebilir?
Donanımını düzeltmek için sahadan çıkan oyuncu, önce donanımını bir maç görevlisine kontrol ettirmeli ve sonra hakemin iznini beklemelidir. Hakem bu izni oyun sürerken de verebilir. İzinsiz dönen oyuncu sarı kart görür; oyuna karışırsa rakip doğrudan serbest vuruş ya da penaltı kazanır.
Ayakkabısını fırlatan oyuncuya ne ceza verilir?
Ayakkabısını topa ya da rakibe fırlatan oyuncunun rakibi, nesnenin çarptığı ya da çarpacağı yerden doğrudan serbest vuruş kazanır; yer kendi ceza sahasındaysa penaltı verilir. Fırlatma pervasızsa oyuncu sarı kart, aşırı güç kullanıldıysa kırmızı kart görür. Bu kurallar Kanun 12’de yer alır.
Bu yazıyı yapay zekâ ile özetleyin
Kullandığınız asistan bu rehberi okuyup sizin için kısaca özetlesin; yanıtında kaynak olarak bu sayfanın bağlantısı yer alır.
ChatGPT ile özetle (yeni sekmede açılır)
Claude ile özetle (yeni sekmede açılır)
Perplexity ile özetle (yeni sekmede açılır)
Google AI Modu ile özetle (yeni sekmede açılır)
Copilot ile özetle (yeni sekmede açılır)
Grok ile özetle (yeni sekmede açılır)
Asistanlar yanıtlarını kendileri üretir ve hata yapabilir. Ücret, kayıt ve sağlıkla ilgili kararlarda okulla ya da uzmanla doğrudan görüşün.